Site simgesi İsnetus

Mesnevi’den Erotik Hikayeler

Bir arkadaşımız mesnevi hakkında çok güzel bir yorum yapmış. aşağıda alıntıladım. orada bir fil hikayesi anlatılır; meşhurdur. elbette biyolojik bir organizma olarak filin üreme organlarına sahip olmasından daha doğal bir şey yoktur. yeri gelince elbette ondan da bahsedilir. nitekim freud bu nokta üzerinde çok durmuştur.

problem şu ki, filin hiç başka bir organı yokmuşçasına sadece tek bir uzvuna dikkat kesilmek ve ona yönelmek ne derece sağlıklıdır tartışılır. hani derler ya dervişin fikri neyse zikri odur diye.

“mesnevi-i şerifte hindistan bulunan bir fili tanıma hikâyesi var. karanlık bir odada devasa bir filin nasıl tanımlanması gerektiği ile ilgili. o karanlıkta herkes filin bir uzvunu eline geçiriyor. birisi kulağını, diğeri hortumunu, birisi sırtını..

bu hikâyeyi ilk okuduğumda ne anlattığı hakkında herhangi bir fikrim yoktu kendi kapasitemle insanlar sadece karanlıkta fili tanımaya çalışıyorlar gibi çok yüzeysel bir anlam çıkarmayla yetindim. bir süre sonra bu hikâyenin mesnevinin kendisini (tasavvufi bilgiyi) tanımlayan en güzel hikâye olduğunu fark ettim. herkes filin neresini tutuyorsa fili ona göre tanımlıyordu biri bacağını tutup kocaman bir direğe benzetiyor diğeri kulağını tutup çarşafa vb. ancak ışıklar açılınca kocaman bir fil olduğu görülebiliyor. bu bilgiler de bu şekilde anlayabildiğimiz kadarını alıp uygulamaya çalışıyoruz bir dikey bir yatay belki tam tepeden bakınca anlam hep değişiyor.

herkes kendi şuuruna göre almış oluyor. öğrendiklerimizi az az hayatımıza sokup bunu kötü huylarımızı tam karşılığında bulunan güzel huya çevirmeye çalışıyoruz. ne kadar çevirebildiğimiz ise ne kadar anladığımıza göre değişiyor. tabii ışıkların açılıp filin tamamını görmek için tasavvufu iyice özümsemiş kişilere ihtiyaç duyuyoruz. ondan dolayı bu bilgilerin bir defada yenilip yutmalık bilgiler olmadığını uzun yıllar okuyup sindirip, idrak edip küçükten başlayıp bütünü görebilecek şekilde anlamaya çalışıp yaşantıya çevirmemiz gerektiğini söylüyor ilgilileri. böylece belki sonunda kuran-ı kerimi gerçek manasıyla anlayıp yaşantıya geçirebiliriz inşaallah.”

isnetus 13.04.2018 10:44

Mobil sürümden çık