Kimin ne mal olduğunu anlamak çok kolay aslında; elimizde çok basit bir ölçü var:
“sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir” (yasin 21)
şöhret, para, güç peşinde koşanlar apaçık üçkağıtçılardır. saman alevi gibi parlarlar ve yine aynı hızla sönerler.
bu adamın bir takım spritüel kabiliyetleri vardır muhtemelen. ancak bunları abartıp, bol reklam sosuna bulayıp şahsi çıkar elde etmek için kullanmak, karanlık yüzde olduğunun göstergesidir.
minik bir deccal işte; ötesi değil. bunların ağababası olan büyük deccal geldiğinde millet ne yapar merak ediyorum.
düşünün biri çıkıyor ve size hayatta ne isterseniz gerçek olacak diyor ve bu sözü kuru bir iddia olarak kalmıyor. kendine tâbî olanı inisiye ediyor ve ona anında aydınlanma yaşatıyor; nirvanaya ulaştırıyor ve istediği her şeye kavuşturuyor. sizin tavrınız ne olurdu? böyle birini kendinize üstad olarak kabul eder miydiniz?
