Peygamberler tümdengelimcidir. önce hakikati bir bütün olarak bulurlar. zira hakikat onların bilincine bir bütün olarak tenezzül eder. sonra peygamberler o hakikati parça parça duruma ve karşı karşıya kaldıkları olaylara göre açarlar, indirgerler.
vahiy tümdengelimin bir başka ifadesidir. aynı şekilde tüm sanatlar, şiir, edebiyat, müzik vb. beşeri alanlar dahi vahiyden bir şube veya kırıntı olan ilham kavramı içinde ele alınmalıdır.
vahiy veya ilham kavramları bazı olayları izah edebilmek için ilim ehlince sonradan tanımlanmıştır. bunlar değişmez anayasa kanunları değildir.
en genel anlamda vahiy ve ilham hemen hemen aynı kategoridedir. ancak şekilci insanların bu kavramları fitne fücur için kurcalaması üzerine ayrıntılı tanımları da yapılmak zorunda kalınmıştır. yoksa kuran’da bal arısına dahi vahyedildiği apaçık belirtilmektedir.
işte bu başlıkta da görüldüğü üzere, şekilci insanların sırf fitne için kavramları çarpıtmalarının önüne geçmek amacıyla ayrıntıya giriyor ve net bir şekilde vahiy ile ilham arasını ayırıyoruz.
mevlana peygamber değildir ama kitabı vardır. evliyanın çok çok azı böylesine bir mertebeye erişebilmiştir. böyle zirve şahısların değerini bilmek lazım.
(bkz: tanrıcı anlayış/#98738501)
