Site icon İsnetus

Mutlak

İnsan için her şey görelidir, nispidir, izafidir; insan için mutlak muhaldir(imkansızdır)

örnek: insan mutlak doğruya ulaşamaz. ortaya koyduğu her görüş ancak kısmi, cüzi doğrulardır ve ancak belirli bir bağlamda doğrudur. o bağlamdan taştığı anda artık yanlış veya geçersizdir. newton kanunlarının atom altı boyutta geçerliliğini yitirmesi gibi…

bu minvalde insan, mutlak yanlış olan bir görüş de üretemez; o da imkansızdır. nitekim, “bozuk bir saat bile günde iki kez doğruyu gösterir” denmiştir.

izafi olanı mutlak olarak algılamak, kör taassuba yol açar ve yeryüzünde fitne, fesat, sapkınlık doğurur. mesela, insan aklının bir ürünü olan bilimin mutlaklaştırılması böyledir. halbuki son tahlilde bilim, aklın sonsuz bilgi denizinden nasiplenmek için geliştirdiği bir yöntem ve o yönteme bağlı kalarak devşirdiği bilgidir.

bundan sonra size çok daha anlaşılması zor ve acaip bir hakikatten bahsedeceğim.

bilimin mutlaklaştırılmasının yanlış olduğunu anlamak nispeten kolaydır. peki, Allah’ın indirdiği kuran hakkında ne dersiniz? o mutlak mıdır?

cevap açıktır; “evet mutlak varlık olan Allah’tan gelen kuran, mutlak bilgidir”. ancak şu gerçek nedense hiç akla gelmez, “kuran mutlak olsa da, onu anlayan insan mutlak değildir, mutlak olana erişimi yoktur”. 

bu durumda kuran, insanın akıl ve kalbinde ancak onun istidadı kadar açığa çıkar. o kişinin kendinde açığa çıkan kuran’dan cüzi bir yansımayı, insanlara mutlak kuran diye sunması büyük felakettir. dikkat ederseniz hep öyle yaparlar kendilerine âlim yaftası vurulan şahıslar. ağız sakızları “ben söylemiyorum, kuran söylüyor, falanca ayet şöyle diyor”. yok kardeşim, o iş öyle değil; ayeti, hadisi de referans göstersen nihayetinde bağlamı sen tespit ediyorsun; dolayısıyla söylediğin her şey aslında sana ait ve beşeridir. bu açıdan islam dini dahi bir yüzü itibariyle insan üretimidir, beşeridir, sosyolojiye endekslidir. beşeri olanı mutlaklaştırmak kan ve gözyaşı demektir. pozitivizmin sapkınlığı faşizm oldu, komünizm oldu dünyayı ateşe verdi. cüzî ve indî bir din algısını mutlaklaştıranlar ise el kaide, hizbullah, ışid oldu…

“kuran okumayın, mesnevi okuyun” dediğimizde insanlar resmen ufak bir şok geçiriyorlar. akılları bir türlü almıyor. halbuki çok basit. sen kuran okursan, kuran sende istidadınca açığa çıkacak ve şuna emin olabilirsin ki, istidad noktasında pek de nasipli sayılmazsın. mevlana da kuran okumuş; o okuyuştan mesnevi doğmuş. evet, mesnevi mevlana’nın aynasına akseden kuran’dır. şimdi insaf et de söyle: hangisini tercih edersin? senin paslı kafa ve kalp aynana akseden bulanık ve çarpık bir kuran yansımasını mı, yoksa mevlana’nın pırıl pırıl aynasına yansımış berrak kuran yansımasını mı?

isnetus 25.01.2017 10:35 ~ 11:12

Exit mobile version