Görmek görülmek
sevmek sevilmek
bilmek bilinmek
ihsan edip sevindirmek
istiyor.
bilmek istiyordan kasıt, kendi mutlak görüşü yanında kulun gözünden de görmek istiyor.
her birimizin gözünden bakan da zaten o; bedene ve çevreye indirgenmiş şuur halinde. ondan başkası yok aslında.
bu yaratım macerası sonunda, o’nun sonsuz güzelliği, sonsuz bilgisi, sonsuz kudreti, sonsuz cömertliği, sonsuz merhameti, sonsuz şefkati, sonsuz ihsan ediciliği ortaya çıkmış oluyor.
peki bizim bu işten kârımız ne?
ne bizi? yok öyle bir şey. o senin vehmin.
