Site icon İsnetus

Neden Tanrıya İnanamıyorum

Günümüz insanı güya akılla, sorgulayarak, araştırarak ve bilimum aynı minvaldeki tumturaklı ifadelerle din iman hakkında atıp tutar…

perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.

sen tek gözlü deccalın ayarttığı ve ağına düşürdüğü sayısız kurbanlardan birisin.

evet sen, her ne kadar cilalı laflarla atıp tutsan da, gerçekte yalnızca bir kurbansın, daha ötesi değilsin.

sen, bilimsel, pozitivist paradigmayı kendine din edinmiş ve o paradigmanın görünmez bilişsel duvarları arasında hapsedilmiş olduğu halde, hür düşünce ve özgürlük mavalları okuyan talihsizsin.

“senin dinin sana, benim dinim bana” diyeceğim ama dilim varmıyor.

çünkü o çok yücelttiğin “bilim” var ya, insan aklının bir ürünü.

yani sen, bir nevi, kendi yaptığına tapıyorsun. helvadan put yapıp tapan ilkeller gibi..ikinizin arasında ne fark var ki? o eliyle yaptığına, sen de akılla yapılana tapıyorsun.

ve son olarak,

“the separation of state and church must be complemented by the separation of state and science, that most recent, most aggressive, and most dogmatic religious institution.” 

“kiliseyle devletin ayrışması, bilimin devletle ayrışmasıyla kemale erdirilmelidir ki, bilim en yeni, en saldırgan, en dogmatik dini bir müessesedir.”

buyurmuş, büyük üstadımız feyerabend.

not: siz “kilise” kelimesi ile işaret edilen manaya, kurumsallaşmış ve baskı aracına dönüşmüş tüm dinleri, dogmaları, diyanet işleri teşkilatı gibi kapıkulu örgütlenmelerini de dahil edebilirsiniz. 

saf mana ve vahyin saygınlığı ise, ezeli ve ebedidir. o serbestçe bütün bünyeye sızması gereken ruhtur.

isnetus 21.07.2015 09:59 ~ 14:07

Exit mobile version