Hangi yol ve yöntemle olursa olsun dini bir kazanç kapısı haline getiren ve din üzerinden geçimini sağlayan ve nemalanan herkes açık ve net olarak sahtekârdır.
bu türden şahısların ağzından çıkan ayet ve hadisten başka bir şey olmasa dahi yine de ölümcül yılan zehridir. kalpleri ebedi bir ölümle öldürürler.
hakikat ehli, dini dünyalık toplamak için kullanmaz. bu kesin bir ölçüdür.
aslında “din” kavramı dahi günümüzdeki anlamı itibariyle başlıbaşına bir sahtekârlık örneğidir.
gerçekte “din”, evrensel düzenin kurallarıdır ki, müreffeh bir hayat sürebilmemiz için peygamberler o kuralları bizlere beyan etmişlerdir. bildiğimiz tabiat kanunları dahi bu evrensel yasaların bir parçasıdır. düzenle uyumlu hayat sürmenin saadet ve mutluluk olarak bize geri dönüşü olacaktır.
gerçekte din bir tür ilimken, muktedirler halkı kontrol altında tutmak için onu bir tür dogmaya ve ideolojiye çevirirler. işte din adamı denilen parazit sınıf bu noktada ortaya çıkar. siyasi düzene meşruiyet kazandırırlar. hakikat ehline en çok direnç gösteren de yine bu din adamı denilen güruhtur. hz. isa gibi muazzam bir zata dahi neler çektirdi bu sefihler.
peki sonra ne oldu?
bu sefer de hz. isa adına bir din adamı sınıfı(kilise) türedi ve hz. musa adına isa’ya zulmedenlerin çizgisini aynen takip etmeye başladılar.
şimdi de son peygamber adına faaliyetlerine devam ediyor aynı parazit güruh.
