Günümüzdeki nurcuların büyük ölçüde dejenere olup, istikametten ayrıldığını söylemiştim. tabii ki, nurcular her zaman olduğu gibi kendilerini âlâyı illiyyinde görüp, burun kıvırmışlardı. o sapmanın sebebini bizzat kendi kaynaklarından göstereyim.
“işte bu nokta içindir ki, dâhilî ve haricî yardımcılara ve ehemmiyetli kuvvetlerine, risale-i nur ehemmiyet vermiyor, onları arayıp tâbi’ olmuyor.. tâ avam-ı ehl-i imanın nazarında, hayat-ı dünyeviyenin bazı gayelerine basamak olmasın ve doğrudan doğruya hayat-ı bâkiyeden başka hiçbir şeye âlet olmadığından, fevkalâde kuvveti ve hakikatı, hücum eden şübheleri ve tereddüdleri izale eylesin. (emirdağ lahikası)
bakın ne diyor?
“…hayat-ı dünyeviyenin bazı gayelerine basamak olmasın…”
adamlar bizzat kendi ölçülerini çiğneyip, siyasi tepişmelere iştirak ediyor ve dünyevi menfaat temin etmek için ilişkiler kuruyorlar. yani anlayacağınız “ihlas” attaya gitmiş.
