Site simgesi İsnetus

Ölüm 6

Günaydın sayın isnetus,

biliyor musunuz ben çarşamba günü öldüm. daha doğrusu ölümle burun buruna geldim, bunun bir hâl olduğunu vurup geçtiğini, ölüm simülasyonunu yaşadığımı anladım ertesi gün uyandığımda. içindeyken inanılmaz gerçekti ama her şey. gerçekten ruhumu teslim ettiğimi, artık sonumun geldiğini, dünya hayatımın sona erdiğini düşündüm. birkaç kere tesbih çekerken de olmuştu ama anlamamıştım, tesbihi yarıda kesip kendimi sakinleştirmiştim.

kalbim güm güm atmaya başladı, sanki kalp krizi geçiriyordum. ölüm ya da azrail gözlerimin içine bakıyordu sanki, hadi ver emanet canını, kendini allah’ın eline bırak diyordu gibi. çok korktum, bilinmezliğe, yokluğa karışacakmışım, yok olacakmışım gibi his geldi içime. o an anladım zâten ölüm olduğunu, önceleri anlamamıştım, tesbihin etkisi sanmıştım. böyle içimdeki ruh mu can mı bilmiyorum, bedenimi parçalayacakmış gibi yoğun bir enerji hissettim, ama gerçekten bedenim, beni var kılan zırhım paramparça olacak sandım.

o an aklıma kız kardeşim geldi, ne yapar ki bensiz nasıl dayanır yokluğuma diye düşündüm. neyse benimle birlikte o da pişti, bazı şeylerin iç yüzünü öğrendi, allah sabrını verir dedim. allah’ım ben biraz olsun mutlu olmadan mı öleceğim, biraz gün yüzü görseydim (külliyen yalan, çok mutlu olduğum anlarım oldu elhamdülillah. duygu sömürüsü yapıyorum allah’a kuş kadar aklımla.

hem çok gencim, biraz daha yaşasam olmaz mı ya rabbi, hem canımı alıp ne yapacaksın ne işine yarar benim canım. neden beni öldürmek istiyorsun ya, bırakmayacağım kendimi ölümün kollarına, bana ne ben yaşamak istiyorum, ölmeyeceğim işte diyorum… (artık sinirlenmeye, kızmaya, direnmeye başladım. uzun vade yaşayamayacağımı anlayınca, kısa bir zaman yaşamanın pazarlığına girdim. bir kurtulayım şimdi, belki allah acır da vazgeçer canımı almaktan diye falan düşünüyorum. nasıl, nereye kaçmayı düşünüyorsam allah’ın elinden. en son şöyle diyordum, bari yıkanayım da temiz temiz öleyim. seviyeyi bu kadar düşürdüm vallahi.

içimdeki şey hâlâ bedenimi zorluyor ama ecel terleri döküyorum, dehşet, çaresizlik, üzüntü, özellikle korku hissettim. yokluğun, bilinmezliğin korkusu.
anlatırken komik oluyor, bu gün yaşıyor olmanın sevinci o da. en son, tamam, ne yapayım mâdem verdiğini almak istiyorsun kabul ediyorum, senin zâten canım, kaçacak hiçbir yerim yok, beni senin elinden kurtaracak kimse de yok. la ilahe illallah muhammedûr resûlullah deyip kendimden geçtim. can denilen şey öyle kolay verilmiyormuş yani.

mesnevi okumaları, namaz, zikir dünyayla olan bağları koparmış. çok zayıf bağlar kalmış. ya bu okumaları yapmasaydım, zamanla yavaş yavaş içimden çıkmasaydı dünya ve içindekilerin sevgisi (kalp tasfiyesi dediğiniz olay bu sanırım.). allah zikri, namazı nasip etmeyeydi nasıl olurdu düşünmek bile istemiyorum. allah’ın rahmetine, şefkatine, affına güvendiğimi anladım. o kuluna merhametlidir, affeder diye düşündüm.

zor olan dünya ve içindekileri ölüm anında, toplu hâlde, bir anda içten çıkarmak gibi geldi. yani düşünün, o anda sadece siz ölmüyorsunuz, tüm arzularınızı, isteklerinizi, ukdelerinizi, sevip bağlandığınız yakınlarınızı tek tek öldürüp içinizden çıkarıyorsunuz. dünyayla olan tüm bağlarınızı ölüm anında koparmanızı istiyor gibi allah. ne kadar zor, ne acı. allah hepimize yardım etsin, canımızı imanla vermeyi nasip etsin.

allah sizden razı olsun tasavvufla tanışmama, bu yolda kırık dökük de olsa yürümeme vesile olduğunuz için. la ilahe dediğimde içimdeki ve dışımdaki tüm putlar devrilmişti, kırıntılar da çok kolay çıktı elhamdülillah. kendim de devrilince illallah demiş oldum sanırım bu vesileyle. ben sadece simülasyonunu yaşadım, gerçeğinin dehşetinden allah’a sığınırım. allah sizi çok güzel bir işe vesile etmiş, maşaallah bârekallah.

insanlar hep diyor ya, ölüp de gelen biri olsa da anlatsa diye. ahireti görmedim ama ucundan kıyısından ölümü böyle yaşadım. insanlar biraz da olsa anlasın, neden mesnevi okuyun, en azından kalp tasfiyesi yapın, tevhidi yaşamaya gayret edin diye kendinizi paraladığınızı.

not: arkadaşımız “fena” halinden bir parça yaşamış. tasavvuftaki meşhur fenafillah hali…daha çok çalışıp “mutlak fena” haline de ulaşmamız lazım. yani egonun tamamen silindiği ve yerine hakkın geldiği hâl…

 isnetus 09.04.2021 11:24

Mobil sürümden çık