Hazreti Ali’ye (r.a.) sormuşlar “en çok neyi seversin?“
“yazın sıcak günlerinde oruç tutmayı” diye cevaplamış. hikmetin babası öyle buyurmuş…
mevlana ise orucu şöyle tarif ediyor:
“sen, orucu, şaşılacak acayip meziyetleri bulunan bir şey olarak bil! oruç, insana can bağışlar. gönül lütfeder. sen, şaşılacak bir şey görmek istersen, oruca şaş!
sen, göklere çıkmak, mi’rac etmek sevdasındaysan, şunu bil ki, oruç, senin önüne getirilmiş bir arap atıdır.
oruç, can gözünün açılması için bedenleri kör eder. senin gönül gözün kör de, o yüzden kıldığın namazlar, yaptığın ibadetler sana o aydınlığı vermiyor, hakikati göstermiyor.
oruç, insan şeklindeki hayvanın hayvanlığını giderir. bu yüzdendir ki oruç, insanın insanlığını olgunlaştırmaya mahsustur.
âşıkların hayatı, beden matbahı(mutfak) yüzünden kararmıştı. işte oruç, o matbahları aydınlatmak için çıktı geldi.
dünyada şeytanın karnını deşen bir bıçağa benzeyen oruçtan daha fazla şeytan öldürücü, nefsin kanını dökücü bir şey var mı?”
