Kimilerince oldukça garip bir iddia olarak görülecektir belki; ama osmanlı sosyalizm yüzünden çökmüştür.
zira evrensel bir kuraldır ki, tüm sosyalist modeller çökmeye mahkumdur.
evet osmanlı sosyalist bir tarım toplumu modeli geliştirmiş ve uygulamıştı. batıda ve japonya’da ise tarım toplumunun sosyalist olmayan ve toprakların özel ellere bırakıldığı bir model yürürlükte idi. batıda topraklar lordlar, japonya’da ise daimyo denilen beyler arasında bölüşülmüştü.
osmanlı’nın sosyalist bir model uygulamak zorunda kalması, türklerin göçebe karakteri ve tüm iktidar ilişkilerinin göçebe boylar üzerinden tanımlanması ile alakalıdır. türkmen boyları iyi bir liderlik altında çok hızlı organize olurlar ve koca koca devletleri bir anda ezip geçerler(mesela gaznelileri). kendi devletlerini kurduktan sonra da iç çatışmalar, ihanetler, sürekli boylar ve iktidar hanedanı arasındaki güç çekişmeleri, kısa sürede devletin yıkımına sebep olur. selçuklu, timur devleti vs. hep bu akıbete uğramıştır.
osmanlı da aynı akıbete uğramamak ve önceki türk devletleri gibi tarihten saman alevi gibi geçip gitmemek için çok ciddi tedbirler almıştır. iktidar hanedanının diğer boylar üzerinde kendi aşiret güçleri ile uzun dönem hakimiyet kurması mümkün değildir. işte merkezde kölelerden oluşan bir ordunun kurulması bu duruma verilen ilk tepki ve tedbirdir.
niçin kölelerden oluşan bir ordu istenmektedir?
çünkü başka diyarlardan getirilen kölelerin aşiret veya boy mensubiyeti yoktur. onlar yalnızca iktidar hanedanına bağlıdırlar. bir zamanlar romanya diktatörü çavuşesku dahi benzer bir usul geliştirmiş ve kendisine yetimlerden oluşan bir istihbarat/polis gücü kurmuştu. gerçekten de romen ordu birlikleri halkla karşı karşıya gelince hemen çözülürken, çavuşesku’nun yetimleri sonuna kadar savaşmış ve halka karşı silah kullanmaktan çekinmemişti.
ancak kölelerden oluşan ve diğer beyleri bastırmak için kullanılacak merkezi güç tek başına yeterli gelmemiştir. türk beyleri pervasızca merkezi iktidara meydan okumaya devam etmiştir. osmanlı en sonunda bu beyleri zor güç de olsa ortadan kaldırmayı başarınca, bir daha aynı olaylarla karşılaşmamak için o toprakları devşirme kölelerin yönetimine vermiştir. bu köleler köksüz ve aşiretsiz oldukları için merkeze başkaldırmaları pek olası değildir(yazıyı uzatmamak için yerel seviye toprak yönetimini es geçiyorum).
sosyalist diyebileceğimiz bu toprak yönetim tarzının ilk sonucu hukukun gaiplere karışmasıdır. pek çok kişinin zannettiği gibi hukuk adil hükümdarın insafından doğmaz.
hukuk, güç sahipleri arsındaki sınır çizgilerinden doğar. hukuk aslında güç sahipleri arasındaki dehşet dengesinin bir başka ifadesidir((bkz: hukuk /#127454220)).
hukukun değil despotizmin ve zorbalığın hakim olduğu bir düzende her şey çürümeye başlar. böyle bir toplumun gelişimine devam etmesi, sermaye birikimi sağlaması ve sanayileşme aşamasına geçmesi imkansızdır. bu sistemde merkezi iktidar, yarın bir gün başına bela olur diye, sermaye birikimine dahi izin vermemektedir. köksüz devşirmeler makamda iken servet sahibi olsalar dahi, ölümleriyle birlikte malları müsadere edilmektedir.
hukuk yok, sermaye birikimi engellenmiş…ne bekleyebiliriz ki…
osmanlı ortaçağın sovyetler birliğidir. tıpkı onun gibi çökmesi kaçınılmazdır.
zira sosyalizm her zaman çökertir…

