Site simgesi İsnetus

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler 2

snowwhite1

Bir arkadaşımız pamuk prenses ve yedi cüceler masalını yorumlamış ve oldukça güzel bir iş çıkarmış:

“ihtişamlı bir sarayda, kral ve kraliçe yaşıyor. kraliçenin dileği, bir kız çocuğunun olması. elbisesini dikerken eline iğne batıyor, bir damla kan karlara düşüyor. kar kadar beyaz tenli, kar gibi kırmızı dudaklı bir bebeği olmasını diliyor kraliçe. bebek doğduktan sonra hastalanıp ölüyor. kral, başka bir kadınla evlenip saraya üvey anne getiriyor.

saray: vücut sarayı

kral: ruh

kraliçe: (insan doğmadan önceki, dünya ortamıyla test edilmemiş) aydınlık nefs

bebeğin doğumu ve kraliçenin ölümü: insanın dünyaya gelişi ve nefsinin maddi ortamdan etkilenmeye başlaması

insan cennetten dünyaya düşünce ruh, o aydınlık nefsi kaybetmiş, yerine karanlık nefsle tanışmıştır. onunla eştir artık.

üvey anne: kararmış nefs

aynaya bakıyor, “ayna ayna söyle bana” repliğiyle aynayı efsunlayıp kendisinin dünyada en güzel olduğunu söyletiyor. bir nevi, aynayı kendine ibadet ettiriyor kararmış nefs. tanrılığını ilan ediyor.

ayna: bilinç, şuur

pamuk prenses büyüyor… çok güzel bir genç kız oluyor. üvey anne, aynanın karşısına geçtiğinde ayna ona ilk kez karşı çıkıyor ve pamuk prensesin ondan daha güzel olduğunu söylüyor.

kalp uyandığı zaman, nefsin hükmü kırılıyor.

pamuk prenses: kalp

pamuk yumuşaklığına, orijinalindeki “snow white” (kar beyazı) adı da temizliğine işaret.

üvey anne avcıyı çağırıyor. ondan pamuk prensesi öldürmesini ve kalbini getirmesini istiyor.

avcı: arzular, arzu duyulan şeyler

“kadınlara, çocuklara, yığınlarla altın ve gümüşe, soylu atlara, davarlara ve ekinlere karşı tutkulu sevgi insanlara cazip gösterilmiştir. bunlar, dünya hayatının geçimlikleridir. oysa asıl iyi olan sonuç allah’ın yanındadır.” (al-i imran 14)

avcı, pamuk prensesi öldürmekten vazgeçiyor.

(çünkü kararmış nefsin arzuları kullanarak kalbi öldürme gücü yoktur, kalp irade etmediği sürece).

“ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır.” (hicr suresi 40. ayet)

avcı her ne kadar pamuk prensesi öldürmekten vazgeçse de saraya dönmemeye ve ormanda kalmaya ikna ediyor onu.

(avcı prensesi ikna etmeseydi, saraya dönmesini asla zor kullanarak engelleyemezdi. )

prenses ormanda küçük bir ev buluyor. cücelerin evini. bu evdeki eşyalar, yataklar niye bu kadar küçük diye şaşırıyor.

yedi cüceler: yedi büyük günah

prensesin avcıyı dinlemesi ve yedi cücelerin evini bulması: kalbin, nefsin azmettiriciliği ve arzuların teşvikiyle günahlarla tanışması

prensesin şaşkınlığı: günahlar, onlara alışanlara küçük gelmeye başlar.

“mümin, günahlarını üzerine düşüverecek bir dağ gibi büyük görür. fâcir kimse ise günahlarını burnu üzerine konan ve kovalayınca kaçacak bir sinek gibi görür.” (buhârî, daavât, 4)

oysaki onlar büyüktür.

yedi cücelerin meşhur şarkısındaki gibi: “biz tam yedi cüceyiz, 14 kollu bir deviz.” küçük görme bizi diyorlar, dev kadar büyüğüz biz.

ertesi gün ayna, üvey anneye pamuk prensesin yedi cücelerin evinde yaşadığını haber verir. üvey anne bir acuze kılığına girip yedi cücelerin evine gider. pamuk prensese yalvarır, kendini içeri aldırır.

günahlar, nefsin kalbi öldürmesi için fırsat veren gediktir, sistemin açığıdır.

nefs, kalbi zorla değil ancak onu kandırarak, irade ettirerek öldürebileceğinden kılık değiştirir.

üvey anne pamuk prensese kıpkırmızı bir elma sunar. oysaki elma zehirlidir.

elma: hz. adem’in yediği için cennetten düştüğü yasak meyvedir. bu meyve kalbi zehirler.

pamuk prenses yere düşer ve camdan bir tabuta yatırılır. yoldan geçen bir prens, onu görür.

prens: allah’tan gelen feyz, nur

prens cam tabutu açıp pamuk prensese dokunduğu gibi, pamuk prenses gözlerini açar ve uyanır.

nur, kalbi diriltir.

pamuk prenses saraya döner, olup bitenleri babasına anlatır. babası da üvey anneyi cezalandırır.

allah’ın nuruyla dirilmiş kalp, ruhu uyandırır. ruh da kararmış nefse galip olur”.

isnetus 22.11.2021 11:32

Mobil sürümden çık