Site simgesi İsnetus

Pax America’nın Sonu

Pax americana(amerikan barışı, abd dünya düzeni) bitti artık.

her imparatorluğun başına gelen, abd’nin de başına geldi. abd imparatorluğunu ticari bir işletme gibi düşünün. bu işletme uzun zamandır zarar yazıyordu. imparatorluk aşırı yayılmış ve giderleri gelirlerini aşmıştı. hangi işletme uzun süre zarar etmeye tahammül edebilir ki? bir noktadan sonra iflas kaçınılmaz olur.

bu işletme 2008 yılında neredeyse batma noktasına gelmişti. ancak aşırı miktarda para basarak krizi atlatmayı başardılar. yeni bir krizi ise para basarak atlatmaları pek mümkün gözükmüyor. o silahı ikinci kez kullanmaya kalkarlarsa, bu sefer çöküşün başka yerden gelmesi kuvvetle muhtemeldir.

işte trump bu nedenle avrupa’dan ve ortadoğu’dan çekilmek istiyor. tüm gayreti, işletmenin gelir-gider dengesini sağlamaya yönelik. trump’ın deli dolu üslubuna aldanmayınız. gerçekte, politikalarının arkasında rasyonel analizler yatmaktadır.

evet abd, avrupa’dan ve ortadoğu’dan çekilmek istiyor; ama elbette bunu yaparken arkasında istikrarsız ve abd düşmanı rejimler bırakmak istemiyor. zira bunların ileride abd’nin başına büyük belalar açması kesindir.

eski dünya düzeninin çöküşe geçmesi, türkiye’nin değerini oldukça artırmış durumda. abd, ortadoğu’dan çekilirken bu coğrafyayı güvenilir ellere bırakmak istiyor. avrupa ise, rusya korkusu ile türkiye’yi yanında istiyor. işte bu imkanı onlara türkiye’nin büyük bir memnuniyetle sağlaması gerekmektedir. bizim kesinlikle abd ile dostluğu üst düzeylere çıkarmamız ve ona “gözün arkada kalmasın, ben ortadoğu’da düzeni sağlarım. bu coğrafyada sana düşman rejimlere izin vermem” dememiz icap etmektedir. yine aynı şekilde avrupa’ya yanaşık durmamız çıkarlarımız gereğidir.

ancak bu noktada çıban başı israil’dir. eski düzenin çöküşe geçtiğini onlar da görüyor haliyle ve fena halde paniklemiş durumdalar. zira yahudiler eski dünya düzeninin en itibarlı ve en güçlü unsurlarından idiler. düzenin tüm imkanlarından üst düzeyde faydalanıyorlardı. şimdi kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalacaklarını anlayınca oldukça sarsıldılar.

diğer yandan düzenin çöküşe geçmesi kedinin köşeye sıkışması benzeri bir durum oluşturmaktadır. ister istemez abd ve israil’de şu düşünce hakim olmaktadır: “madem bir noktadan sonra düzenin dağılması kaçınılmazdır, bari güç hâlâ elimizde iken ortamı dikensiz gül bahçesine çevirelim. eğer şimdi yapamazsak, ileride hiç yapamayız ve düşmanlarımız sonumuzu getirir”.

önümüzdeki süreçte abd ve israil dünyayı kendileri için dikensiz gül bahçesine çevirmek isteyecekler ve bunun için ellerinden geleni artlarına koymayacaklar ve ellerini çabuk tutacaklardır. zira başka çareleri kalmamış durumdadır. venezuela da bu operasyonlardan biridir. harekâtın venezuela’nın petrolü için veya uyuşturucu meselesi yüzünden yapıldığı doğru değildir. operasyon başarılı olursa, bunlar en fazla birer yan kazanç olabilir. abd’nin asıl derdi, arka bahçesinde dikenli alan bırakmamaktır. bunlar çok daha zor günlerin ön hazırlığıdır.

peki türkiye bu süreçte ne yapmalıdır?

kesinlikle ve kesinlikle abd ile olabilecek en iyi seviyede dostluk kurmamız gerekmektedir. abd ile ne kadar iyi geçinirsek, o kadar kazançlı çıkacağız bu süreçten. israil ile iyi geçinecek ortam ise kalmamış durumdadır malumunuz. ancak israil politikamız da her ne olursa olsun onlarla çatışmaya girmemek üzerine kurulu olmalıdır.

bize çatışmasız beş yıl gerekmektedir. 2030’dan sonra ise türkiye ortadoğu’nun hakimi ve dünyanın büyük güçlerinden biri olacaktır zaten.

türkiye beş yıl boyunca hiçbir askeri çatışmaya girmemeli. zira israil ve yunanistan’ın bizi çatışmaya çekme riski bulunuyor. eğer çatışmaya girmeden bu süreci atlatabilirsek, emin olun gerisi çorap söküğü gibi gelecek…

isnetus 03.01.2026 12:07 ~ 13:01

Mobil sürümden çık