Site simgesi İsnetus

Peygamberlerin Hep Aynı Bölgeden Çıkması

anka

Saf nurdan bir zümrüd-ü anka kuşu yaşar bu alemde. bu kuş dünyanın nur boyutu itibariyle belirli bir bölgesinde tünemiş vaziyettedir. o bölgenin zahiri karşılığı ise ortadoğudur.

daha spesifik olursak şöyle diyebiliriz: bu kuşun başı kâbe’de, kalbi mescid-i aksa’da, kuyruğu ise ayasofya’dadır.

dolayısıyla dünyamızın kalbi adeta bu bölgedir. tüm dünyayı etkileyen önemli olaylar hep bu bölgeden ateşlenir. mesela yahudilere devletlerini kurmak için madagaskar adası önerilmişti bir zamanlar. ancak yahudiler bu teklifi reddettiler ve ısrarla filistin’i istediler. halbuki madagaskar’da devletlerini kursaydılar, şimdi refah ve barış içinde yaşayıp giderlerdi. sizce neden bu güzel teklifi kabul etmeyip de belalı ortadoğuya gelmeyi tercih ettiler?

“yahudilerin tarihi yurdu filistin’dir, o yüzden” diyebilirsiniz belki; ama dikkat edin mısır’da iken bile filistin’e gelmek istediler. zira tanrı onları yeryüzünün efendisi yapacaktı ve o yüzden filistin’e gönderdi.

kalp merkezdir. kalbe hakim olan mutlaka yeryüzüne de hakim olur. tarihte filistin’e hakim olan devletlere bakın, hepsi birer dünya gücüdür. persler, romalılar, bizans, osmanlı, ingiltere, şimdi de abd…üstelik abd, israil uzantısı ile yalnızca filistin’e değil, aynı zamanda güdümü altında tuttuğu suudiler ile kabe’ye de bir nevi sahip olmuş durumdadır. türkiye yavaş yavaş abd güdümünden çıktığı için ayasofya’nın gücü ellerinden çıkıyor belki de…

Hz. Musa, filistin’e vaad edilen topraklara getirdi israiloğullarını. sonra iki denizin bileştiği yerde yani ayasofya mevkiinde Hızır ile buluştu. Hz. İbrahim, zahiri nazarla bomboş işe yaramaz gibi görünen bir mevkide kabe’yi inşa etti. işin aslı, zümrüd-ü anka kuşunun nurdan tacının olduğu yere, taştan bir yapı ile işaret koydu.

sayısız peygamber gönderilmiştir insanlığa, ancak kalp bölgesine, yani filistin ve kabe bölgesine en büyük peygamberler gelmiştir. kalbin yani merkezin hakkı budur çünkü.

sonuç: tam olarak dünyaya hakim olmak isteyen bir güç, filistin kabe ve ayasofya bölgelerini ele geçirmek zorundadır veya şöyle de diyebiliriz: büyük güçler ister istemez bu bölgelerin hakimiyeti için birbirleri ile savaşmak zorunda kalırlar. kaçınılmaz bir zorunluluktur bu mücadele…sözgelimi hitler “mısır-el alameyn”de yenilmeseydi, işler çok farklı olabilirdi. nerden bilsin hitler, filistin’in altında yatan büyük gücü!

isnetus 16.05.2021 14:06 ~ 14:25

Mobil sürümden çık