Hâlâ varlığını sürdürebilmesini anlayamadığım parti. “milli görüş” denilen malum ekol, daha doğrusu derme çatma ekolümsü, zaten tarihin belli bir döneminde hastalığın gerçek tedavisi olarak değil de pansuman niyetine üretilmiş bir akım(ideoloji demeye dilim varmadı).
milli görüş ağacının suyu cehalet, gövdesi ahmaklık olunca semeresi de acı bir meyve olur.
“her ilmin yanlışı onun müntehasında(son aşamasında) ortaya çıkar demiş büyük bir veli. milli görüş çizgisinin gelebildiği yer işte gözümüzün önünde. zavallı türkiye’m, sen ki büyük bir medeniyet bakiyesisin üretebildiğin bu mu?
üstad necip fazıl boşuna dememiş “türkler aksiyoner bir milletttir ama mücerret fikir istidatı yoktur” diye…
evet kanaatim odur ki, saadet partisi çokça buğza layıktır, zira onda yalnızca kifayetsizlik değil aynı zamanda taassup da vardır. tez zamanda köküne kibrit suyu ekilesi…
not: evet evet ispiyoncu kardeşim, saadet kazanacak türkiye’ye islamı getirecek, öyle mi? seçimleri almakla yalnızca makam, mevki ve para kazanıldığını; islam’ın gerek ferd gerekse toplum planında tatbik edilebilmesinin ve kuru laftan çıkıp bir yaşantıya dönüşebilmesinin ancak yüksek bir marifet/marifetullah ile mümkün olduğunu hâlâ idrak edemediysen sana söyleyecek sözüm yok.
zira hz. isa’nın bizlere bir tavsiyesi vardır “ahmaktan kaçınız”, çünkü ahmakla hz. isa bile baş edememiştir, bizim elimizden ne gelir?
