Site simgesi İsnetus

Said

Peygamber s.a. efendimiz, saadet ehlinin alametini dört olarak anlatır:

– «kendine tevdi edilen emâneti edâ eder. verdiği ahdi yerine getirir. sözünde doğru olur. biri ile çekişme anında sövüp saymaz.»

keza şekâvet alametini de dörde ayırır ve şöyle devam eder:
– «verilen emanete hıyanet eder. verdiği sözü tutmaz. sözüne yalan katar. biri ile çekişme sırasında söver sayar.»
sonra o şâki kişi, arkadaşlarının hatasını affetmez. çünkü af, dinî huyların en büyüğüdür. sonra; allah-ü teâla, peygamber s.a. efendimize affı emir buyurmuştur:

– «affı al; iyilik için emir ver. bilmezlerden kaç…» (a’raf, 199)

“affı al” emri, yalnız peygamber s.a. efendimize değildir. bu emir, umûmi bir mâna taşır. bütün muhammed s.a, ümmetine şâmildir. bir sultan, emrini tebliğe memur bir vâlisine, şu işi şöyle yap derse; o vâlinin eli altında bulunan bütün ülkeler o şeyi yapmaya memurdur, isterse emir, yalnız o zata olsun..
“affı al” emri üzerine bu fakîr şerh vermek ister.. «al» demek, onu daima huy edin; demektir. her kim, af sıfatı ile huylanırsa, allah-ü teâla’nın isimlerinden biri ile isim almış olur. o isim ise, «afv» dır. bir ayet-i kerimede şöyle buyurulur:

– «affeden ve ıslâh olan kimsenin mükafatını bizzat allah verir..» (şura,40)

iyi bilesin ki: saadet şekâvete, şekâvet ise. saadete terbiye ile çevrilebilir. bunu Peygamber s.a.v efendimizin buyurduğu şu hadis-i şeriften anlıyoruz:

– «bütün çocuklar doğarken îslam fıtratını taşır. sonra, ana babası onu yahudî, mecusî, nasrani eder.»

bu hadis-i şerif gösteriyor ki, herkesin iyiliğe ve kötülüğe kabiliyeti vardır. bundan ötürü şu, tamamen kötüdür, veya iyidir; gibi bir hüküm verilemez. bu yolda söylenmesi doğru olan şudur:

– eğer bu şahsın iyiliği, kötülüğünden üstün gelirse, saadete erer.

kötülüğü üstün gelen ise aksine olur.. bu sözden başkasını diyen şaşmış sayılır. bu demek değildir ki, insan, amelsiz cennete girer; hatası olmadan da ateşe sokulur. bu inanç, îslam esaslarının hilâfınadır. çünkü allah-ü teâla cennetini iyilik ve iman ehli kullarına vaad etti. ateşi ise küfür, şirk ve isyan ehline.. şu ayet-i kerime bize bu mevzuda yol gösterir:

– «bir kimse iyilik ederse, kendine; lehine.. kötülük ederse, yine kendine; aleyhine..” (casiye, 15)

yine buyurur;

– «bugün herkes, yaptığı ile ceza görür, bugün zulüm yok.» (gafir, 17) yine buyurur:

– «insana yalnız yaptığı kadarı kalır.” (necim, 19)

yine buyurur:

– «kendiniz için hakk’a takdim ettiğinizi onun katında bulacaksınız.» (bakara, 110)

(abdülkadir geylani’den)

isnetus 06.02.2015 18:48

Mobil sürümden çık