Site simgesi İsnetus

Teslimiyet 1

Tefekkür ediyorum….

farz-ı muhal, allah bana hitap ediyor ve diyor ki:

“ey isnetus kulum! şu andan itibaren sana kendi kaderini çizme hakkı tanıyorum, hayatını dilediğin gibi çiz, hepsini sana vereceğim”

ben de hemen kağıt kalemi elime alıp madde madde isteklerimi yazıyorum:

-uzun bir ömrüm olsun, hep genç, sağlıklı ve yakışıklı kalayım.

-en azından 3-5 milyar dolar servetim olsun. kendime bir yat alayım, 5 yıldızlı otellerde ikamet edeyim, lüks bir yaşantım olsun.

-çok güzel, bana hiç sorun çıkartmayan, güzel huylu, munis bir kız bulayım kendime.

-toplum içinde son derece saygın, yüksek statülü olayım; herkes karşımda el pençe divan dursun; siyasiler bile kapımı aşındırsınlar; medyatik olayım; kızlar beni görünce çığlık atsınlar…..

vs…vs…(gerisini de sizin hayal gücünüze havale ediyorum…)

şimdi allah’ın bana yaptığı bu teklifi kabul edip, listemi ona sunmalı mıyım sizce? bu akıllıca bir davranış mı olur, yoksa tam tersine, korkunç bir hata mı olur?

tefekküre devam ediyorum…

benim cüzi bir aklım var. kendimce çok iyi ve hayırlı gördüğüm işlerin çok kötü sonuçları olabilir. ben tüm bu hesap kitabı nasıl yapacağım? mümkün değil… yapamam…en başta ahireti kaybetme tehlikesi söz konusu. 70 yıllık dünya hayatında lüks bir hayat yaşayacağım diye, ebedi hayatımı riske edemem…

o yüzden elimdeki listeyi yıtıp atıyorum ve allah’a dönüp:

“ya rab! ben hiç bir şey istemiyorum, benim yerime kaderimi sen çiz. ben ona razıyım. sen sonsuz ilim sahibisin, her şeyin başını sonunu, zincirleme bir reaksiyonla yol açacağı etkileri, sonuçlarını bilirsin”

“peki kulum,bu kararından emin misin? çünkü ben senin yerine kaderini çizersem, sana hoşuna gitmeyecek pek çok şey isabet edecek. fakir düşeceksin, yalnız kalacaksın, binbir sıkıntıyla boğuşacaksın, insanlar senden yüz çevirecekler, düşman olacaklar…..”

“evet allah’ım, eminim. sen sonsuz hikmet sahibisin ve her şeyi en iyi bilirsin. sen öyle takdir ettiysen, öyle olması gerekiyordur. elbette ben bir beşerim, başıma bela geldiğinde çok sıkılacağım; ama zor da olsa katlanacağım, en azından katlanmaya çalışacağım. bir asker cepheye giderken, başına gelebilecek olaylardan haberdardır; ama yine de gider ve vazifesini yapar. ben de öyle olacağım, olmaya çalışacağım.

eğer başımı ışid’çıların kesmesini takdir ettiysen, boynumu onlara uzatacağım ve diyeceğim: umulur ki rabbim şehit olmamı takdir etmiştir, bütün günahlarımı da bu zalimlerin üstüne yıkacak”

işte ey ahali! size bir iman sahibinin iç dünyasından bir kesit sundum. bunlar çoğunuza göre ultra fantazi olabilir; ama inananlar için somut gerçeklerdir.

isnetus 22.08.2016 21:47

Mobil sürümden çık