Topal şükrü efendi, evliyadan bir zattır ve geleceğe dair yazdığı bir kasidesi ünlüdür. “üç otuz” ile işaret etiği sırrı kimileri kendisine göre yorumlamıştır; ancak tam olarak bu sayılardaki sırrın çözüldüğünü düşünmüyorum ben şahsen.
kaside’den ilgili kısımlar şunlar:
aferin çarha ki, çattırdı kuduzu kuduza.
(çarh= felek. demek ki kaderin bir takım cilveleri sonucunda inkar felsefesinin büyük temsilcileri olan devletler birbirine girecekler ve kıyasıya savaşacaklar. )
sûk-i asr içre bütün dâd ü sitend, küfr ü dalâl;
müşteri kalmadı, din indi ucuzdan ucuza.
(bu asrın çarşısında alışveriş tümüyle dinsizlikten ibarettir. dinin müşterisi kalmadı ve din ucuzladıkça ucuzladı)
şükür ya bilmezem esrar-ı gayıbdan amma
ya ileri, ya geri, takrib ederim üç otuza.
(gaybın esrarından ve o ilimden pek anlamam ama; yine de “üç otuz”a işaret ederim diyor)
eriş ey avn-ı şeriat eriş ey muhyiddin!
elem-i rîş cefasından erişti o reze.
(avn-i şeriat= şeriatın yardımcısı. muhyiddin= dini ihya eden. elem-i rîş= yaranın acısı. rez= üzüm asması. reze=menteşe)
nedir bu üç otuz?
belki birinin kalbine ilham olur diye yazdım bunları. zamanın döngüselliğini de hesaba katmak gerekir sanırım. yani her asırda yeni bir manası olabilir.
not: bir arkadaş üç simurg olabilir dedi. simurg= otuz kuş, zümrüd-ü anka kuşu. bu durumda üç zümrüd-ü anka kuşuna işaret ediyor ona göre.
