“Efendim bize öyle bir vasiyette bulunun ki, dünya ve ahirette kurtuluşumuza vesile olsun” diye bir veliye sual edilir.
o da şöyle cevap verir:
“kurtuluş için hürriyet ve iffete dikkat ediniz.”
“efendim, hürriyet ve iffet nedir?” diye sorulduğunda ise şöyle buyurur:
“hürriyet, Allah’tan başka hiçbir sebebe bağlanmamaktır. bütün işlerde sebeplere değil, sebepleri yaratana dayanmak ilk vazifedir, iffet ise, kendi nefsi veya başkası için değil; bütün söz, hareket, niyet ve amelde Allah için olmaktır.”
işte bu veli bize özgürlüğe giden yolu gösteriyor. eğer hakka esir olunmaz ise insan sayısız mahlukata köle olmaktan kaçamaz. siz kendinizi aslana teslim edin bakın o zaman nasıl muamele görüyorsunuz. olayı bir de Mesnevi’den görelim:
“aslan, kurt ve tilki, beraber avlanmak için karar alırlar. kısmetlerine bir dağ öküzü, keçi ve tavşan düşer. aslan, kurttan hayvanları adilce paylaştırmasını ister. kurt, kendince adil davranır,
“ey padişah, yaban öküzü senin payındır. keçi, benimdir. ey tilki sen de tavşanı al.” der. bu taksim üzerine celallenen aslan “padişahın huzurunda ‘ben ve sen” mi diyorsun?” deyip bir pençede kurdu öldürür.
taksim sırası tilkiye gelmiştir. ancak tilki uyanıktır: “ey seçkin padişah” der: “bu semiz öküz, kuşluk yemeğindir. keçi öğle için yahni olur. tavşan da sizin gece çerezinizdir.” aslan memnun olur. “böyle adil taksimi kimden öğrendin?” der. tilki ise ölü kurda işaret ederek “şu yerde yatan kurdun halinden” der. aslan, son derece memnuniyetinden avların hepsini tilkiye bağışlar.
kıssadan hisse; Allah’a kul olana bütün kainat itaat eder, ona efendilik değil hizmetkarlık yapar.
Türban Takıp Kendini Özgür Sanmak

