Kanaatimce askerde ayak sağlığına dikkat etmek en önemli konulardan biridir. çatışma bölgesinde değilseniz tüfeğin bakımından bile önemlidir. ayak tüfekten önce gelir vesselam.
1. akşam yatakhaneye gelir gelmez, ayaklarımızı ve çoraplarımızı yıkıyoruz.
2- çoraplarımızı kuruması için asıyor ve ayaklarımzı da pudralayıp terliklerimizi giyiyoruz. abdest vs. için ayaklarımızı yıkarsak, tekrar pudralamayı unutmuyoruz.
3- ertesi gün botlarımızı giyiyoruz ama boyamıyoruz. boyamak yerine olabildiğince botu yıkayıp idare etmeye çalışıyoruz. çünkü boyanın kimyasalı bot içine sızıp, terle ve tuzla karışınca yakıcı bir bileşim ortaya çıkıyor ve ayakları kavuruyor.
tsk’nın neden siyah botta ısrar ettiğine bir türlü anlam veremiyorum. çok cüzi bir askerlik tecrübem olmasına rağmen, siyah botun safi zarar olduğunu keşfetmem uzun sürmedi. çünkü siyah bot güneşi çekiyor ve ayaklar içerde pişiyor.
sanırım en ideal botlar mümkün mertebe açık tonlarda(mesela açık bej rengi olabilir) olmalıdır. bu görüşümün sağlamasını amerikan askerlerinin toprak rengi bot giydiğini görünce yapmış oldum.
ikincisi ise, bot boyama olayından vazgeçilmesi. yukarda bahsettiğim gibi, boyanın kimyasalı ayakları yakıyor.
ama maalesef tsk öyle hızlı harekete geçebilen bir yapı değil. meseleleri anlaması da, uygulamaya sokması da uzun sürüyor. çok hantal bir bürokrasi işliyor orada.
