Az önce denk geldiğim bir arkadaş yeni bir araba almış.
ben de onu tebrik ettim, “hayırlı olsun, Allah nice güzel günlerde kullanmayı nasip etsin” dedim.
onun nasibi araba iken benim nasibim ise Allah’a yönelmek, onu zikretmek ve onun rahmet hazinesinden dileklerde bulunmak oldu.
bu arada nefsime de darbe indirmiş oldum; çünkü nefs şerli bir yaratıktır; tabiatı icabı kıskançtır, hasetçidir.
arkadaşa güzel temennilerde bulunmakla nefsimin damarını kesmiş oldum ve ona Allah’ın rahmet haznelerinin sonsuz olduğunu, tükenmesinin mümkün olmadığını, hem kendim, hem başkaları için ne kadar verilirse verilsin, nimetlerin azalmayacağını ihtar etmiş oldum.
kanaatimce bir araba vesilesiyle yaptığım bu tefekkür, arabanın kendinden daha hayırlıdır. zira arabanın ömrü bellidir; ama ilmin, tefekkürün, irfanın getirileri ebedidir; zamanla kayıtlı değildir.
