Site simgesi İsnetus

Yılan 4

Daha önce de yeri geldikçe işlendiği gibi yılan pek çok mistik, spritüel olguların bir sembolüdür. bu sebeple gerek insanın kişisel bilinçaltının ürünü rüyalarda, gerekse de toplumsal bilinçaltının birer ifadesi olan efsanelerde kendisine sık sık rastlamak mümkündür.

ancak yılan aynı zamanda insan düşüncesinin işleyiş tarzını gösteren diyalektiğin de bir sembolüdür. yılanın yol alırken kumda bıraktığı izlere bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız:

http://farm4.staticflickr.com/…93332_d183ce87f7.jpg

evet, bilinç ilerlerken iki uçtaki zıtlara kafa ata ata gider. ifrat ve tefrit arasında sayısız defa mekik dokuduktan sonra ancak istikamet çizgisinde yani orta yolda karar kılacak olgunluğa ulaşabilir. işte o noktada artık yılan, yılanlıktan çıkar doğdoğru bir âsâ olur. daha doğrusu musa’nın âsâsı olur. daha da ileriki noktada hz. ali’nin kılıcı zülfikar olur. zülfikarın çift ağızlı olması yılanın dilinden kalan bir bakiyedir.

işte bu orta yol fatiha suresinde belirtilen istikamet çizgisidir(sırat-al müstakim) ve bu yolun sonu hakka çıkar; tabii kişi kendini sağ ve sol sapmalardan, ifrat ve tefritten, tez ve antitez tuzaklarından kurtarabilirse.

sırat-al müstakim= doğru yol, istikamet çizgisi

gayrilmağdubi aleyhim= gazaba uğramışlar, sol sapma, yahudi tipi sapma

veleddâllîn= dalalete gidenler, sağ sapma, hristiyanlık türü sapma

günümüzde yalnızca velayet kandili yandığı için tüm oluşları iç alemimizde müşahade edebiliyoruz. nübüvvet döneminde ise tüm oluşlar iç alemle birlikte madde planında da gerçekleşiyordu. nübüvvet, bilinci materyalize edecek kadar güçlü bir enerjiye sahipti çünkü.

misal:

bir gün cebrail, peygamberimize(s.a.v.) gelip sahabeden bir gencin bir gün sonra öleceğini haber verir.

o genç ise o gün evlenir ve akşam eşiyle birlikte yeni evliler için yapılan tatlıyı yemek üzereyken kapıya bir fakir gelir. allah rızası için yiyecek bir şeyler ister. genç sahabe o tatlıyı fakire verir. ertesi gün sabah namazında o gencin ölü olmadığı görülünce rasulullah o duruma hayret eder. rasulullahın hayretini gören cebrail:

– “gencin tatlıyı sadaka olarak vermesi gelmekte olan belayı geri çevirdi” diyerek durumu açıklar.

gerçekten de sahabe gencin evine giden ashab, onun yastığının altında ölü, siyah bir yılan bulurlar. (mektubat-ı rabbani, 217. mektup)

görüldüğü üzere nefs-i emmare bilinci bizde rüyalarda veya yakazada görülebilen bir yılan olarak belirirken, sahabede direkt zahiri bir yılan olarak karşılarına çıkıyor. hz. ebubekir’i mağarada sokan yılan da aynı kapsamda değerlendirilmelidir. dolayısıyla onların yaşadıkları zorluklar ve şiddet bize göre kat kat fazla oluyor. mükafatları da ona göre tabii ki.

dün akşam “kral arthur kılıç efsanesi” adlı filmi izlemiştim de oradan düştü tüm bunlar kalbime. çok da matah bir filme değil, çerezlik bir şey:

https://filmakinesi.org/…ic-efsanesi-2017-izle.html

isnetus 17.06.2018 10:13

Mobil sürümden çık