Yolun başı, tefekkürdür; tefekkür, incele incele zikir keskinliğine kadar ulaştırılmalıdır. hedef, kalbin bir an dahi gaflete düşmediği bir noktadır. hedef, nefs-i mutmainne‘dir. burada derviş, kainatı bir kitap gibi okumaya başlar. yani her bir varlığın belli bir mana formu olduğunu anlar ve o manayı çözer. ikra/oku emrinin aslı budur. yoksa “ikra”, kütüphaneye git, kitap oku, demek değildir.
bu seviyeye gelemeyen bir insanın nazarında âlem, cansız, ruhsuz, anlamsız madde yığınıdır. her şey tesadüfidir,rastgele oluşmuştur ve rastgele hareket ederler.
yolun ortası, kuran okumaktır. tefekkürle temizlenmiş bir kalple kuran okumak…kuru akılla veya arınmamış bir kalple kuran okumak, fayda vermez; bilakis büyük sapmalara yol açar. bu sebeple, arınmamış olanlar kuran’a el sürmemelidirler.
yolun sonu namaz kılmaktır ki, o namaz müminin miracıdır.
