Site simgesi İsnetus

Zindan

Dünyanın lezzet ve elemi iki türlüdür: cismanî ve ruhanî olanlar… cismin lezzet aldığı her şey ruha elem verir. cismin elem duyduğu her şeyden de ruh lezzet alır. cisimle ruhun birbirine ne kadar aykırı oldukları bundan bellidir.

ruh, gitgide cismin makamına tenezzül ederse, cisme giriftar olur ve cismanîleşir. böylece cismin lezzetleriyle lezzet ve elemleriyle elem duymaya başlar ki, işte avamın ruh mertebesi bu haldedir. kuran’ın esfeli safiline(en aşağı boyuta) atıldığını bildirdiği insan, en aşağı mertebesiyle bu makamdadır. ruh, bu giriftarlıktan kurtulup aslî vatanına dönmedikçe insan hep bu halde kalır. ruhun, kendi elemini lezzet, lezzetini de elem sanması, hep bu hastalık yüzündendir.

aklın gayesi, bu hastalığın giderilmesi fikrine ulaşmaktan başka bir şey değildir. tâ ki, cisimle ruh arasındaki denge yerine gelsin ve ruh gerçek lezzetini bulsun.

Allah’ın, insanları ve cinleri sadece kendisine ibadet için yarattığı, mutlak bir nastır. ibadet ise tezellül ve inkisardan(egonun ezilmesinden) ibarettir. öyle ise insanın halk edilişinden murat, nefsinin horluğudur. hususiyle müslümanlar için dünya, ancak kurtuluş çarelerini düşündürmeğe yarayacak bir zindandır; zindanda zevk ve eğlence istemek ise akıl kârı değildir. insan olana bu dünyada mihnet ve meşakkatten başka çare yoktur. allah, bizim gibi tâkatsızlara bu mâna üzerine yolculuk ve doğruluk nasip etsin…

(reşahat’ta, ubeydullah ahrar hazretleri “insanlar ibadet etmek için yaratıldı. ibadetin özü de, kalbin her zaman allahu teâlâdan âgâh(uyanık) olmasıdır buyurmuştur)

(mektubat-ı rabbani, 64. mektup)

cezbe= ruhun bedenden kendini sıyırması ve allah’ın huzuruna çıkmasıdır. ruh aslen temizdir. kirleri arızidir(yüzeyseldir). o yüzden cezbe nispeten kolaydır. cezbe için bir arifin sohbeti yeterlidir. o sohbet ruha asli vatanını hatırlatır ve ruh füze gibi yükselmeye başlar. yükseliş mekani değil boyutsaldır.

kalbin tasfiyesi= kişi günlük dertlerle sürekli meşgul olmak zorunda kaldıkça, cezbeyle bedenden sıyrılmış olan ruh, tekrar bedene râm olmaya başlar. kişinin ruhunu tekrar bedene düşürmeyecek olgunluğa erişmesi ve bilinçlenmesi, tasavvuf ıstılahında kalbin tasfiyesi olarak bilinir. sıkı bir çalışma gerektirir.

nefsin tezkiyesi= fizik bedenimiz esasen hayvan seviyesinde bir organizmadır ve titreşim frekansına göre tabiatta mevcut bulunan herhangi bir hayvan düzeyinde ve ahlakında olabilir. titreşimini yükselterek onu aslan, kaplan, sırtlan, yılan vs. vahşi ve yırtıcı hayvan seviyelerinden kurtarıp en latif hayvanlar seviyesine(ceylan, bülbül) yükseltmek de nefsin tezkiyesidir. oldukça zorlu bir işlemdir.

isnetus 31.12.2018 13:06 ~ 13:42

Mobil sürümden çık