Tıpkı bireyler gibi toplumların veya milletlerin de kendine göre bir kolektif/müşterek bir bilinci vardır. dolayısıyla bireylerin olduğu gibi kolektif bilincin de rüyaları vardır. işte mitoloji budur; yani kolektif bilincin gördüğü rüyalardır. dolayısıyla tüm rüyalar gibi tabir, tevil ve yorumu gerekir.
rüya yorumu derken elbette doğu toplumlarında hemen akla gelen kocakarı uydurmalarından bahsetmiyorum; freud ve jung örneğinde olduğu gibi ilmi çözümlemeleri kastediyorum.
misal: hatırlarsanız gılgamış destanında ölümsüzlük otunu yemek yılana nasip olmuştu. neden yılan? izahını bir makale’de elimden geldiğince yapmaya çalışmıştım. dikkat edin bu izahta nokta atışı var. genelde yılan sembolizmini açıklayamayan kimseler meseleyi yorumlarken sayısız ihtimali nazara verip konuyu muğlaklıkta kaybettirme yolunu izlerler.
