
Ateistlerin Kuran’ı Oku Ateist Olursun Klişesi 2
Bir biyolog ve bir çoban düşünün…ikisi yan yana aynı ağaca bakıyorlar. ikisi de aynı ağaca baktığı halde çok farklı şeyler görürler.
çoban ağaca bakınca kereste veya odun görür. biyolog ise neler görür neler…
ihlas suresinin ilk ayetini misal vereyim: “kul hüvallahü ehad”… şimdi altyapısı olmayan bir kimse için bu ayet, “de ki o allah tektir” cümlesinden ibarettir. bunu okuyunca da, “eee..ne olmuş yani?” diyecektir.
hüve= mutlak tanımsız zat mertebesi. anlayamayacağını anlamak, anlamaktır. ne düşünürsen o değildir…
allah= isim ve sıfatlarıyla aleme tecelli etmiş olan zattır. bu mertebede zat, isim ve sıfatlarıyla görünür olmuştur. celal(negatif) ve cemal(pozitif) sıfatlar alemin aslını oluştururlar. alemde zıtların çatışması ve diyalektiğin işlemesi, allah ismi nedeniyledir. bu isim tüm zıt manaları aynı anda içerir: o öldürücüdür, dirilticidir; şefkatilidir, intikam alıcıdır; ödüllendiricidir, cezalandırıcıdır…..
ehad= tektir. öyle bir tektir ki, ikinci bir mevcut olmamıştır. onunla beraber ikinci bir bağımsız güç sahibi, hakiki varlık sahibi yoktur. yani başka bir tanrı yoktur.
bu ayet aynı zamanda şuurun ilk üç basamağına ve kazanılması gereken şuura da işaret eder. emmare yani şuurun birinci ve en dip mertebesinde ilk iş “ehad-teklik” şuuruna ermektir. bu da içte egonun ve onun dışa projekte edilmiş olan hali “tanrı”nın aşılmasını gerektirir. içte ego öldüğünde, dışta da tanrı pof diye yok olur.
levvame yani özeleştiri yapabilen şuur ise ikinci basamaktır. bu basamakta “Allah” ismine marifet sağlamaya çalışmak icap eder.
üçüncü şuur mertebesinde ise “hu-hüve” ismine marifet sağlanır ve ötesine geçilir.
şimdi ey ahali?
sadece ihlas suresinin kısacık ilk ayetinden neler neler çıkartmak mümkün oluyor görüyorsunuz. esasen uzatmak istemediğim için yazıyı kısa kestim. yoksa sayfalar dolusu izaha girmek gayet mümkün.
şimdi düşünün!
çobanın biri geliyor, bakıyor ayete…ne diyor bu…”de ki o allah tektir”…”eee…ne olmuş?” deyip yoluna devam ediyor…etsin…
not: yolun başındakiler için mesnevi okumak ve altyapı kazanmak gerekliliği vardır. bilincini arındırmamış olanlar kuran’a el süremezler.



