Bir kısım tasavvuf ehli ism-i azam cu’dur demişlerdir.
cu’: açlık: 79
idad: ölüm vakti: 79
ahd: misak, mukavele, tevhid, vasiyet: 79
vâhdanî: allah’ın birliği ile alâkalı: 79
zelzele: yer sarsıntısı. sarsma: 79
acv: çocuğa süt içirmek: 79
nikâh: evlenme: 79
azza’: şiddet ve kıtlık yılı: 79.
ilzam: muhalifini susturmak, söz ve fikirde galibiyet. isnad ve isbat etmek: 79
mellah: denizci. kaptan: 79
bijeng: kapı anahtarı, miftah: 79.
yani büyükler nefsin ancak oruç ve riyazetle yola geldiğini ve arındığını söylemiş oluyorlar. normalde son derece düşük titreşim frekansı nedeniyle zikri kabul etmeyen ve şiddetle reddeden sürüngen ve memeli beynimiz, açlık ile tüm mukavemetini yitiriyor ve zikrin istilasına karşı koyamıyor. tüm vücud zikrin saltanatı altına girdiğinde işlem tamamlanmış oluyor.
bu hale gelen zat, artık hangi esma ile dua ederse etsin, o ism-i azam oluyor. tabii bu devrin insanlarının pek başarabileceği işler değil bunlar. ayrıca tezkiye aşamasına gelinceye dek halledilmesi gereken pek çok mesele var.



