
İnsanlarımız tamamen uydurma ve çok sakat bir din anlayışına saplanıp kalmış durumdalar maalesef.
öncelikle belirteyim: ahiret oluş yeri değil görüş yeridir!
bu ne anlama geliyor biliyor musunuz?
ne oluyorsa her şey bu dünyada olup bitiyor.
sırat köprüsü dediğin senin şu hayat çizgindir. yaşadığın hayat ve yaptığın tercihlerle bilinç bedenini kendi ellerinle inşa ediyorsun. işte bu dünyada ilmek ilmek ördüğün bilinç bedenin ahirette fizik bedenin oluyor.
mesela, birisini arkasından mı çekiştiriyorsun? ödeme-dengeleme sistemi anında çalışmaya başlıyor. çekiştirdiğin şahsın negatif yükleri sana doğru akmaya başlıyor. sen atıp tutmaya devam etttiğin müddetçe de akış devam ediyor. onu manevi olarak temizlemiş oluyorsun.
allah’ın mahlukuna zulüm mü ediyorsun, hak mı yiyorsun…ödeme-dengeleme sistemi derhal devrede…hakkını yediğin kimseye anında haksızlığı telafi edecek miktarda pozitif enerjini transfer ediyorsun. pozitif enerjin yoksa o şahsın negatiflerini yükleniyorsun.
bu sistem hiç kimseye en ufak bir tolerans göstermeden çalışıyor. işte amel defteri dediğin sendeki bu pozitif ve negatif kayıtlardır. o sistemi işleten ödeme-dengeleme mekanizması ise “mizan” veya “terazi”dir.
tüm bu sistem el an işliyor. film şu anda çekiliyor… ahirette ise çekilen filmi seyretmek dışında yapabileceğimiz bir şey yok. zira ahiret oluş yeri değil, görüş yeridir.
netice itibariyle, bir yanlışlık gördüğümüzde, gücümüze göre, elimizle (fiilen), dilimizle müdahalede bulunuyoruz veya hiç gücümüz yoksa en azından kalbimizle buğz ediyoruz. hesaplaşmayı güya ahirete erteleyenlerden olmuyoruz. bunu yapamayan zaten şuurunu doğru inşa edemez.



