
İslamı Hiç Duymayanın Suçu Ne
ancak öncelikle belirteyim ki, ahiret dediğimiz alem bizde bilinç boyutu olarak halihazırda mevcut durumdadır. bizler dünya hayatımızda cennet veya cehennemi niyet, düşünce ve fiillerimizle bilinç boyutumuza sürekli yüklemekle meşgulüz. tüm hayatımız bilsek de bilmesek de bu yükleme faaliyeti ile geçmektedir ve nihayet ölüm sonrasında kendi ellerimizle inşa ettiğimiz bilinç bedenimiz, o ortamda fizik bedenimiz olmakta ve ait olduğu boyuta geçiş yapmaktadır. yani ahirette yeni bir şey olmamakta, sadece dünyadaki bilinç bedenimiz orada görünür ve somut hale geçmektedir.
bu noktada atadan babadan görme müslümanlık pek bir işe yaramamaktadır. zira o yalnızca bir kültürden ibarettir. kişi ancak kendi gayreti ve kendi bilinç faaliyeti ile hakiki imana ulaşabilir. islam ise yalnızca güzel ahlaktır. peygamber efendimizin ahlakı ile donanmaktır. bilincin vazifesi bu gerçekleri görmek ve uygulamaya geçirmektir.
mesela şeytan imana erememiş ama cömertlik ahlakına sahip birini gördüğünde oldukça endişelenir. acaba ondaki bu cömertlik huyu bir gün onu imana ulaştırır mı diye evhama düşer. cimri bir mümin gördüğünde de sevinçle beklentiye girer. acaba bu cimrilik huyu onu bir gün inkara sürükler mi diye ümitlenir.
yalancılık bir diğer korkunç kötü ahlak şubelerinden biridir. kişi yalan söyledikçe imandan hızla uzaklaşır. yalancılık kadar imana ters bir huy belki de yoktur. muhtemelen yalancılığın verdiği tahribata yaklaşabilecek yegane kötü huy haset hastalığıdır. diğer ahlak şubeleri de benzer şekilde kişiyi iman yaklaştırır veya uzaklaştırır.
işte insanlar bu şekilde ahlaki özellikleri ile her geçen gün imana veya inkara adım adım giderler. ecel gelinceye kadar mühletleri vardır. her şey insanın kendi tercihine kalmıştır.
koşu müsabakalarındaki dairesel koşu parkurlarını bilirsiniz. orada en iç kulvarda olan koşucunun başlama çizgisi en geridedir. en dış kulvardaki koşucunun ise en ileride…
yüzeysel bakış açısı ile en dış kulvardaki sporcu avantajlı görünür; çünkü o ileride konumlanmıştır. halbuki gerçekte herhangi bir avantaj söz konusu değildir. o işin hesabı kitabı bellidir.
hatta ve hatta en dış kulvardaki sporcu, ben nasıl olsa ilerdeyim diye şeytani bir hayale kapılıp çok kötü pozisyona düşebilir. ben nasıl olsa müslümanım deyip, her türlü gayri ahlaki işlere girenler gibi…



