Türkiye’de Bilim Neden İlgi Görmüyor 1
Siz istediğiniz kadar bilim romantizmi yapın, bilimi idealize edin, kutsallaştırın, durum değişmeyecektir. zira insan faydaya dönük bir canlıdır. içinde yaşadığı çevreyi kapasitesi oranında değerlendirir ve kendi faydasını maksimize edecek şekilde yön tayin eder.
eğer “bilim” dediğiniz kutsal inek ona herhangi bir menfaat temin edemiyorsa, “bana faydası olmayan üniversitenin profesörünü nideyim” der ve yoluna devam eder.
bilim romantizminden geçip gerçek dünyaya inersek, asıl meselenin sanayi devrimini gerçekleştirmek ve onun gerektirdiği bir toplumsal yapıya ulaşmak olduğunu görürüz. sanayi toplumlarında bilgi değerlidir çünkü orada bilgi üretime dolayısıyla da paraya dönüşebilir bir şeydir. ancak sanayi toplumlarında dahi paraya dönüşebilir olmayan veya dönüşmesi çok uzun vadeli olacak bilgilerin değeri azdır veya hiç yoktur.
yine bizim gibi toplumlarda bir başka yanılgı da “eğitim” hakkındadır. eğitim yüceltildikçe yüceltilir ve her derdin çözümüymüş gibi sunulur. halbuki mesele hiç de öyle değildir. mesela yalnızca tarlada çalışacak olan ve başka bir iş yapması da söz konusu olamayacak bir kimseye eğitim vermeye kalkmak, ancak kaynak israfı olacaktır. hatta sanayi toplumlarında dahi toplumun %2,5’unu teşkil eden yüksek kapasiteli azınlık haricindekilere üst seviye eğitim vermeye çalışmak gereksizdir. vasat kitleye mesleki eğitim vermek ve en kısa yoldan hayata atılmalarını sağlamak en doğru yoldur.
altyapıya önem vereceği yerde üst yapıya dair işlerde zevzeklik etmek bir kemalist geleneğidir. soyu tükenesiceler…



