
Bir arkadaşımız hurma ile ilgili güzel bir yazı hazırlamış:
“insan bir meyve olsaydı ne olurdu?” sorusunun cevabı kanaatimce “hurma”dır.
imam rabbani hazretleri mektûbat’ında hadislerle açıklayarak, hurmadan şöyle bahseder:
“biriniz oruç açacağı zaman, hurma ile orucunu açsın; zîra hurma berekettir.”
Resulûllah (s.a.v.) efendimizin kendisi dahi orucunu hurma ile açmıştır.
hurmanın bereket oluşu şu mânâya dayanır: hurma ağacı, câmiiyet ünvânı ile yaratılmıştır. tıpkı insan gibi, en güzel şekilde kılınmıştır.
bu mânâdan olarak, Resulûllah s.a.v. efendimiz, hurma ağacı için şu ismi verdi:
“hurma ağacı, âdemoğlunun ammesidir (amcası veya halasıdır).”
bu mânâyı şöyle anlattı:
“ammeniz (amcanız veya halanız) olan hurma ağacına kerem ediniz. zîra o, âdem’in (a.s.) bakiye çamurundan yaratılmıştır.”
ayrıca hz. meryem’in doğumunun anlatıldığı ayetlerde geçen mübârek bir meyvedir hurma. o ayetleri kendimce tevil etmeye çalıştım:
meryem suresi 23. ayet: doğum sancısı onu kuru bir hurma ağacına (dayanmaya) sevketti. “keşke, dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.”
kış mevsiminde, kurumuş, meyvesi olmayan bir ağaçmış burada bahsedilen. ruhun maddeleşmiş, donmuş hâline bir işaret gibi. hz. meryem’in kendisine dahi işaret olabilir.
meryem’in isa’yı doğurması da, arınmış ve tamamen temizlenmiş nefsin isevi şuuru doğurmasıdır.
hz. meryem’in: “keşke, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.” demesi nefsten tamamen sıyrılmanın acısı ve zorluğu sebebiyledir ki, ölüm bile daha kolay dermiş gibi… o dönüşümün zorluğuna işaret ediliyor gibi burada.
meryem suresi 24. ayet: aşağısından (isa yahut melek) ona şöyle seslendi: “tasalanma! rabbin senin alt yanında bir su arkı vücuda getirmiştir.”
su arkı; ilmi çağrıştırıyor. ama rabbani bir ilim, dışarıdan değil içten taşan bir ilim. vahiy gibi… o da hz. isa ruhûllah, Allah’ın kelimesi.
meryem suresi 25. ayet: “hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.”
hz. Muhammed (s.a.v.)’in orucunu taze hurmayla açtığı, tazesi yoksa kuru hurmayla o da yoksa suyla açtığı rivayet edilmiş hadislerde… kışın ortasında, kupkuru, meyvesiz bir ağaçtan tazecik ve olgun meyvelerin dökülmesi: hz. Meryem’e bir teselli gibi, Allah’ın kudretini, mucizesini göstermesi. nefsin erebileceği en yüksek marifet meyvelerinin taze ve olgunlaşmış hâlde eteğine dökülmesi.
“ammeniz (amcanız veya halanız) olan hurma ağacına kerem ediniz. zîra o, âdem’in (a.s.) bakiye çamurundan yaratılmıştır.” hadisi: hz. havva ve hz. âdem ilk yaratılan insanlardır, annesiz ve babasız. hz. isa (a.s.)’nın yaratılışı hz. âdem (a.s.)’e benzetilir âl-i imrân sûresi 59. ayette.
bir insan günde birkaç hurma ve suyla uzun süre yaşayabilirmiş, insan vücudunun ihtiyacı olan her şeyi bünyesinde topladığından dolayı.
nefs tezkiye olup da aslına dönünce/ruhlaşınca, mânevi âlem maddede görünür oluyor demek ki.
hz. meryem; azizlerin/azizelerin annesi, nûrun maddeye dönüştüğü mahâl, göklerin krallığının/melekût âleminin yeryüzüne inmesi. selâm olsun.
Allah hurmayı bizlere maddi mânevi şifa vesilesi eylesin. hakikatine, marifetine, özüne erdirsin.



