PeygamberlerAhir Zaman-KıyametBilimsel Pozitivist ParadigmaDiyalektikDünya GörüşüHakikatTarih

Hindistan 4

Dünyadaki her bir coğrafi bölge, mana aleminin materyal karşılığı olarak var edilmiştir. mesela kudüs, mekke, medine, şam gibi beldeler melekût aleminin yeryüzündeki karşılıkları veya izdüşümleridir.

bu beldelerin karanlık güçlerin elinden kurtarılması, tahayyül edemeyeceğimiz kadar önemli bir iştir. şam kurtarıldı…şimdi hedef kudüs olmalıdır. kudüs’ün sırrı şudur: kudüs’e hakim olan, dünyaya da hakim olur. hz. süleyman’ın kudüs’te zuhur etmesi boşuna değildir.

hindistan ise hakikat yurdudur. mesnevi’de dahi tam olarak bu anlamda kullanılmıştır. hindistan’ın şu anki zavallı haline bakmayınız. o toprakların hakkını verebilselerdi çok yükselebilirlerdi. ancak hakkını veremedikleri için ters kutba, en dibe, en sefih ve sefil seviyeye savrulmuşlardır.

bilindiği üzere ilk medeniyetler hep avcı-toplayıcılıktan yerleşik hayata geçiş ile başlamıştır. yerleşik hayata geçmek de elbette en verimli, sulak nehir çevrelerindeki arazilerde tarım yapmak üzere gerçekleşmiştir. bu bağlamda indus nehri çevresi de ilk medeniyetlerden birine ev sahipliği yapmıştır(diğerleri mısır, çin, mezopotamya).

medeniyetin yerleşik tarım toplumlarında yeşermesi elde edilen ürün fazlası nedeniyledir. bu ürün fazlası yönetici sınıfın, zanaatçıların, düşünürlerin vs. çıkmasına imkan tanımıştır. oysa avcı-toplayıcı topluluklarda herkes günlük gıdasını temin etmekle meşguldü ve sair işler için boş vakit kalmıyordu.

aynı zamanda tarım üretimi nüfusun artmasına yol açmış ve ilk siyasi yapıların ortaya çıkmasını gerektirmiştir. zira büyük bir nüfusun görece dar bir alanda toplanması zorunlu olarak bir düzen kurulmasını gerektirmiştir. aksi takdirde insanların birbirini katletmesinin önüne geçilemezdi. bilhassa pirinç tarımı çok katı, merkezi ve disiplinli idarelerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur; çünkü pirinç düzenli ve yoğun sulama isteyen bir bitkidir. uzak doğu toplumlarının günümüzde bile oldukça disiplinli olması o günlerden intikal etmiş kültürel bir mirastır.

ilk ve orta çağ toplumlarında dinin yeri büyüktür; çünkü düzeni yalnızca kaba güçle sağlamak mümkün değildir. bu noktada siyasi-askeri elitin yardımcısı din adamlarıdır. din, sunduğu dünya görüşü ile topluma stabilite getirir ve düzene meşruiyet kazandırır. ancak bunun bir bedeli vardır: değişime, gelişime karşı direnç…

mesela avrupa’daki tarım toplumu düzeninin meşruiyet kaynağı hristiyanlık ve kilise idi. onların etkisi kırılmadan bir sonraki aşamaya geçiş mümkün olamamıştır. uluslararası ticaretle(coğrafi keşifler sonucu) zengin olmuş ve gücünü artırmış olan burjuvazi, ancak kilisenin etkisini kırarak kendi düzenini kurabilmiş ve kendi düzenine meşruiyet kazandıran ve dünyanın yeni dini olan “bilimperestliği” hristiyanlığın yerine ikame edebilmişti. bu yeni din, hristiyanlığın ters kutba savrulmuş halinden başka bir şey değildi, yani deccalizm idi(ahir zamanda batı, zorunlu diyalektik kanunlar gereğince bir düzeltme hareketi yapacak ve deccalizmden kurtulacaktır. sonra hristiyanlığın hakikatine, yani islama dönüş yapacaktır).

burjuvazinin kiliseyi yıkamadığı yerlerde ise eski düzen devam etmiş ve bu ülkeler(ispanya, portekiz, italya) gelişememiştir. yine bu ülkelerin uzantısı konumundaki latin amerika coğrafyası dahi bu nedenle geri kalmıştır.

hindistan’ın hâlâ doğru düzgün gelişememiş bir ülke olmasının en önemli sebeplerinden biri, ilk ve orta çağdan kalma, üstelik tamamen bozulmuş ve çürümüş dininden arınamamış olmasıdır. çin’de ise mao rejimi 1960’larda kültür devrimi adı verilen ve oldukça vahşi bir süreç ile eskiye ait ne kadar dini ve kültürel unsur varsa, üzerinden silindir gibi geçmiş ve deccalizme alan açmıştı. çin’in hindistan’dan başlıca farkı budur kanaatimce.

isnetus 24.09.2025 09:09

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu