İlim İrade Kudret
İlim, irade ve kudret…kainat, bu üç ilahi özelliğin bir araya gelmesi ve işbirliği sonucu varlık sahasına çıkabilmiştir.
bir binanın yapımını düşünelim…önce kağıt üzerinde çizimi ve projesi yapılmaktadır. işte bu ilim sıfatıdır. Allah’ın sonsuz, sınırsız ilim sıfatı her şeyi bilir. o bilgisi ile kainatın projesini yapmıştır veya zaten o proje ilim sıfatında hep mevcut idi.
kudret sıfatı ise ustadır. binayı tam olarak projedeki gibi materyalize eder. kudret sıfatı yalnızca yapar; onun bilme ile alakası yoktur.
irade ise ana sebeptir. evet ilim sıfatı bilir, kudret de yapar; ama neden yapsın ki? motivasyon unsuru nedir? motivasyonun kaynağı irade yani isteme sıfatıdır. allah, kainatı yaratmayı istemiştir. istemesinin sebebi ise cömertliğidir. sonsuz hazinesinin zekâtını vermeyi uygun bulmasıdır. böylece hiç yoktan insan denen canlıyı yaratmış ve ona kendi gözünden bakacak denli yüksek bir şuur seviyesine çıkma yeteneği vermiştir. insanın yoktan var edilmesi başlı başına bir ihsandır.
kısacası bu hikayedeki zengin, Allah’tır. fakir ise insandır. böylece ultra zengin olan Allah, fakir insana sonsuz zenginliğini sunmuştur. elmaslar, altınlar, mücevherler, yakutlar, zümrütler….tıka basa hazine dolu has odayı ona açmıştır ve “taşıyabileceğin kadarını alabilirsin” demiştir.
kudret sıfatı yalnızca yapar, bilmez dedik. evet, ilim sıfatı da öyledir; o yalnızca bilir. bu sıfatın yapma veya müdahale etme gibi bir durumu yoktur. kader konusunun anlaşılmaması da işte tam bu noktadaki bilgisizlikten kaynaklanır. Allah’ın senin doğumundan ölümüne kadar yapacağın her şeyi bilmesi ve bunu da yazması, senin seçimlerine müdahale etmesi anlamına gelmez ki; sadece o’nun bilme sıfatının limitsizliğini gösterir. ben yarın güneşin tam olarak hangi saat ve dakikada doğacağını biliyorum. peki benim bu bilmemin güneş üzerinde bir etkisi var mıdır? ben bildiğim için mi güneş o saat ve dakikada doğuyor?



