İmtihan, diyalektiğin işleyebilmesi ve sonucunda şuurun bir üst mertebeye sıçrayabilmesi için zıt prensiple yani antitezle karşı karşıya kalmasıdır.
orta yol yani istikamet çizgisinden hangi yöne(sağ veya sol sapma), hangi derece ile saptıysak, tam zıt istikamette onun simetriği olan sapma bize musallat olacaktır; çünkü evrensel düzen bizde bozulan dengeleri bu şekilde tekrar kurmak istemektedir.
hayatımız boyunca başımıza gelen ve adına bela dediğimiz acı verici olayların her biri bizdeki bir yanlış düşüncenin, davranışın, inancın karşılığıdır. onları nötrlemek ve bize aşma fırsatı vermek üzere gelmiştir. bu olay hem kişisel hem de toplumsal şuur için eşit derecede doğrudur. toplumsal şuurun da ilerleyişi diyalektiktir. mesela dini bir tür dogmaya indirgersek kemalizmle karşılaşmamız kaçınılmaz bir sonuçtur veya aklı hiçe sayan bir mistizm bir müddet sonra şiddetli bir materyalizm ve rasyonalizm doğuracaktır.
hakka vasıl olmak yani ermek ancak istikamet çizgisini baştan başa geçmek ve aradaki tüm diyalektik süreci tamamlamak ve antitezlerin tümünü aşmakla mümkün olabilir. işte bu istikamet çizgisi aynı zamanda sırat köprüsüdür.
“insanlar cehennem üzerindeki köprüden geçerler. köprüde dikenli demirler, çengeller ve kancalar vardır. insanları sağdan soldan yakalar…”(buhari)



