Kıbrıs’ta Rumlara Belli Oranda Toprak Verebiliriz
Toprak vermek ne demek ya hu?
ben böyle bir söz eden kişinin dünya görüşünün sıhhatinden ciddi ciddi şüphe ederim.
hitler, birliklerine kesin emir vermiştir: tek adım geri çekilmek yasaktır. tek adım geri çekilen(taktik geri çekilmeler hariç), vatana ihanet suçundan yargılanacak ve kurşuna dizilecektir.
hitler’in böyle bir emir vermiş olması kesinlikle “kör fanatiğin biri işte!” şeklinde değerlendirilmemelidir. tüm fanatizmine rağmen gücün, siyasetin, askerliğin doğasını çok iyi bilen biri idi hitler. öyle bir emir vermesinin arka planında o birikim yatar ve gayet haklıdır.
niçin “alkolün azı da çoğu gibidir” denir ve tek damla bile içmekten men edilir kişi biliyor musunuz? çünkü insan tabiatı bellidir. bir kez alkole kapıyı açarsanız, artık gerisi çorap söküğü gibi gelir ve asla nerede duracağı belli olmaz. o yüzden en iyisi kapıyı tamamen kapatmaktır.
“toprak verebiliriz” demek de aynen öyledir. son derece çürük bir zihniyete işaret eder. öyle bir zihniyetin ülkenin bekasını, milletin selametini tehlikeye atması son derece olasıdır. tüm bu çarpık görüşlerin temeli güya islamcı enternasyonalizm düşüncesidir.
halbuki tamamen bâtıl bir görüştür bu. niçin mi bâtıldır?
600’lü yılların araplarını göz önüne alın. toplumsal örgütlenme tamamen kabilecilik eksenlidir. o devrin altyapı şartlarından doğan bir zorunluluktur bu. siz altyapıdan kaynaklanan kabilecilik yaşantısını fantazi bir düşünceyle ortadan kaldıramazsınız. insanlar size güler geçer.
günümüzde de ekonomik altyapı dil, din, millet eksenli ulus devletleri zorunlu kılmaktadır. ekonominin evrilmesi ile ilerde belki toplumlar daha enternasyonel hale gelebilir; gayet mümkündür. ancak henüz millet kavramı aşılabilmiş değildir ve el an millet kavramı geçerlidir.
o yüzden boş bir romantizm yerine türk milletinin ve devletinin bekası öncelenmelidir. reel şartlar bize bunu dikte etmektedir. aksi yönde davranılırsa tehlike çok büyüktür.
her ne gerekçe ile olursa olsun düşmana bir karış toprak verecek tıynette isen, senin geleceğin yoktur. senin de kafan saddam’ınki gibi çürüktür. onun yanlış kararları yüzünden milyonlarca ırak’lı çocuk ilaçsızlık yüzünden öldü. kadınları namuslarını kaybetti. aç, sefil, kan ve gözyaşı içinde kaldılar. senin de sonun aynı olur.



