Mesnevi Okumak ve MetodolojiAşk - Sevgi

Türk Kızlarının %90-95’inin Taş Gibi Olması

•İnsanların bazısı gözle görülen güzelleri, güzellikleri değil de görünmeyen güzeli, güzellikleri sevmek mutluluğuna ermişlerdir.

• Allah’ım! sen insanların bazısına beş duyu tesiri altında kalmama gücü
verdin. onları hürriyete kavuşturdun. onları gamdan da, neşeden de ayırdın, azad ettin.

• bu hale gelen mutlu kişileri, kendilerinden de kurtardın, soylarından,
soplarından da kurtardın. onların gözlerine dünya güzellerini, güzelliklerini çirkin
gösterdin.

700 • bu saadete erenler, beş duyu ile algılananları, yani görülen işitilen, tadılan ve tutulan bir şeyi istemezler de, görünmeyene, yani allah’a gönül verirler.

• böyle kişilerin aşkı meydandadır da sevgilisi gizlidir, görünmez. onlar için
hariçte görünen sevgililer, dünyada o gizli sevgilinin birer fitnesi, birer imtihanıdır.

(ibn-i arabî hazretleri, fusüsu’l-hikem’in son faslı olan “kelime Muhammediye”de, ilahî aşkı anlatırken, isim vermeden mevlâna’nın divan-ı kebîr’inin v. cildinde bulunan, 2127 numaralı arapça bir gazelden şu beyti almıştır: (halk yanında âşıklığım gerçekleşti. herkes âşık olduğumu anladı ama, kime âşık olduğum bilinemedi.)

• fakat, sadece gizli sevgiliye bağlanıp kalarak, zahirî aşkı, mecazî aşkı da
boş sanma; çünkü görünen sevgiliye olan aşk, sanıldığı gibi sadece şekle, surete, yani bir kadının güzel yüzüne gönül vermek değildir.

• şunu iyi bilmeli ki, sevgilinin sureti, şekli yoktur. sevilen, onun manasıdır.
ister bu dünyaya ait aşk olsun, ister o dünyaya, yani mânâ âlemine ait aşk olsun bu böyledir.

(bu beyt, mesnevî’nin ı. cildindeki 111 numaralı olan şu beyte çok benziyor:
“aşıklık ister mecazî, nefsanî olsun, ister hakîkî, rûhanî olsun, sonunda bizi ötelere, hakk’a götürecek bir rehber, bir kılavuzdur.”)

• eğer sen, sevgilinin sadece bedenini sevsen, eğer şekle, sürete âşık isen, bir
güzelin rûhu bedeninden ayrılınca neden onu bırakıyorsun? neden onu götürüp gömüyorsun?

• bir ölünün bedeni, şekli, sureti yerindedir. senin ona karşı duyduğun
soğukluk, bu vazgeçiş nedendir? ey âşık! bir ara bakalım, senin gerçek sevgilin kimdir?

• görülen bir güzel, bizim gerçek sevgilimiz olsaydı, duygulu olan herkes
sevgilisine âşık olur, onu bırakmazdı. ona vefalı olurdu.
• vefalı olmak, sevgiyi artırdığı halde, nasıl oluyor da suret, şekil vefayı
vefasızlığa çeviriyor?

• güneşin ışığı duvara vurur. onu iğreti olarak aydınlatır.
• ey temiz yürekli saf kişi! ne diye bir kerpice gönül verdin? sen hiç
sönmeyen, nûru ebedî olan güzelliği, aslı ara.

• ey kendi aklını beğenen, aklına âşık olan, kendini şekle, sûrete tapan-
lardan üstün gören kişi! şunu iyi bil ki:
• senin duyguna vuran “küllî akl”ın ışığıdır. bu ışığı, bakır gibi olan
duygularının üzerine iğreti düşen bir altın yaldızı bil de, kendini üstün görme.

(sufîlere göre, zaman itibariyle olmamak üzere, bütün yaratılan varlıklar ezelde “mutlak varlık” olan Allah’ın âleminde sabit olmuştur. buna “a’yan-ı sâbite” diyorlar. bu varoluş, tasarıdır. henüz meydana gelmiş değildir. buna “hakîkat-i muhammediye” de denir ki, “küllî akıl” budur. her varlık ondan nasîbini alır.)

• insanlardaki güzellik, iğreti bir yaldızdan ibarettir. böyle olmasaydı;”sevgilim!” diye bağrına bastığın dostun, kocamış bir eşek gibi
çirkinleştiğini görür mü idin? o sevgili, bir vakit melek gibi güzel iken, şeytan gibi çirkinleşmiştir. çünkü o güzellik, onda iğreti olarak bulunuyordu.

• ondaki güzelliği, azar azar, yavaş yavaş aldılar. nitekim bir fidan da, azar
azar, yavaş yavaş kurur, gider.

• git de; “çok yaşattığımızın gücünü kuvvetini alırız.” ayetini oku,
aklını başına al; gönle girmeye, gönül almaya bak. ete, kemiğe gönül verme.

(yasin sûresi’nin 68. ayetinin meali şöyledir: “kime uzun bir ömür verirsek, yaradılıının aksine olarak onun
kuvvetlerini azaltır, onu perişan bir hale sokarız. bunu akletmezler, düşünmezler mi?”)

• çünkü gönül güzelliği, iğreti güzellik değildir. seneler geçmekle onun
güzelliği kaybolmaz. onun iki dudağı, senin için ab-ı hayat sakîsi olur.
• aslında, ab-ı hayat da kendisidir, sakî de kendisi, mest olan da kendisidir.
senin benlik tılsımın bozulunca, her üçü de bir olur.

(716 numaralı beyitte geçen “gönül”den maksat, insan-ı kâmil olan mürşiddir. o mürşid ab-ı hayat gibidir. manen ölmüş olan bir kalbi diriltir. kendisi, ilahî aşk ile mest olmuştur. o, istidadı ve olanlara ilahî aşk şerbetini sunar. onları da mest eder. benlik tılsımının bozulması, benlikten, benlik düşüncesinden kurtularak, kendini yok bilmektir. bâyezid hazretleri şöyle diyordu: “bir yılan, derisinden nasıl sıyrılıp çıkarsa, ben de benliğimden sıyrılıp çıkınca, yani, bâyezid’liğimden kurtulunca, sevenin de, sevgilinin de, sevginin de bir olduğunu anladım. o zaman, şarap içen de, şarap da, şarabı sunan da bir olur.)

• sen, bu biri, birliği kıyas yoluyla, yani; “şöyle olursa, böyle olur.” demekle
anlayamazsın. ey kendini tanımayan kişi! saçma sapan şeyler söyleme. kulluk et, amellerde bulun da, Allah’ın yardımı ile anlayasın.

• ey gerçek varlığını idrak edemeden manaya erdiğini sanan kişi! senin mânâ sandığın da, şekilden, suretten ibarettir ve iğretidir. sen, o iğreti şeyi kendine uygun bulmuşsun. onunla övünüp seviniyorsun. “ben gerçeği buldum.” diye gurura kapılıyorsun.

• mânâ oldur ki, seni senden alır. şekle bağlanmaktan seni kurtarır.
• insanı kör ve sağır eden nakşa, sûrete, güzel bir yüze âşık eden şeye mânâ
demezler.

• körün nasibi, gam artıran hayallerdir. gözün payı da, şu aslî olmayan geçici hayallerdir.

• senin nefs eşeğin kaçmıştır. onu mücahede kazığına bağla, o ne zamana kadar insanlık ve ibadet yükünü taşımaktan kaçacak?

• ister yirmi yıllık yol olsun, ister otuz yıllık, isterse iki yüz yıllık, ona sabır ve şükür yükünü yüklemek, ona bu yükü taşıtıp götürtmek gerek.

• hiç bir günahkar, başkasının günahını çekmedi. hiç bir kimse de,
ekmediğini biçmedi.

• ekmediğini biçmeyi ummak, ham tama’dır. ey oğul! ham bir şeyi yeme.
ham bir meyveyi yemek insana hastalık verir.
(mesnevi’den)

isnetus 20.07.2018 06:28 ~ 09:44

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu