SiyasetHakikatKalp - AltbeyinŞuur-Yüksek Şuur-Düşük ŞuurTarihin DiyalektiğiToplumsal Bilinç

Siyaset 4

Her toplumda %2.5’luk bilinci açık bir kesim bulunur.

toplumların geri kalanı ise düpedüz sığır sürüsüdür.

bu dün de böyleydi, bugünde böyledir, yarın da böyle olacaktır.

avam denilen bu sığır sürüsü daima çobanları tarafından güdülmeye mahkumdur. özgürlük hiçbir şekilde onlar için mümkün değildir. bu sürü dün kılıç ile güdülüyordu, bugün de kitle iletişim araçlarıyla güdülmektedir.

hemen belirteyim de yanlış anlama olmasın: sözü edilen bilinç eliti asla ekonomik, sosyal veya siyasi bir sınıf değildir. bu insanlar her toplumsal kategoride bulunabilir. bunlar o toplumun kalbi hükmündedirler. kalp o toplumun bilinç düzeyini temsil eder ve bir toplum ancak sahip olduğu o kolektif bilincin mertebesi kadar barışa, adalete, refaha kavuşur.

işte bu nedenle içinde yaşadığımız topluma faydalı olmak istiyorsak, ilk hedefimiz toplumsal bilincin yükselişine dönük çabalar olmalıdır. kolektif bilinçteki tıkanıklıkları giderecek ve bilinçte sıçramalar yaptıracak düşünce üretimlerini hedeflemeliyiz.

“tüm bu sefilliğimizin sebebi falanca partidir; o gitsin filanca parti iktidara gelsin ülke cennet olacak” türünden düşünceler tamamen boştur. zira kim gelirse gelsin bir ülkenin refahını belirleyen ancak ve ancak o toplumun kolektif bilincinin seviyesidir. seviye değişmediği müddetçe ülkenin durumu değişmez.

toplumsal bilincin tarih içinde diyalektik karakterde bir ilerleyişi vardır. bilinç bir noktada tıkanırsa, orada tıpkı fay hatlarında olduğu gibi bir enerji birikimi olur. tıkanıklık ne kadar uzun sürerse oluşacak deprem de o kadar şiddetli olacaktır. bunlar savaş, terör, ekonomik kriz, sefalet, açlık, salgın hastalıklar vs. olabilir. ayrıca zahirde görülen depremler dahi toplumsal bilinçteki kırılışın dış plandaki tezahürüdür. tabii bu söylediğimi materyalist kafaların anlamasına imkan yoktur. onlar kör oldukları için evrenin şuur ile senkronizasyonunu asla fark edemezler.

toplumsal bilince yapılacak katkı tamamen niteliğe bakar. yani üst seviye fikir üretimi yeterlidir. bu meseleyi “kamuoyu oluşturmak için geniş kaynaklar gerekir” tarzında ele almak kesinlikle yanlıştır. bu iş için para pul gerekmez. hakikat boyutundan süzülüp gelen bir fikir adeta sihirli değnek gibi toplumsal bilince etki eder. zaten inen o hakikat aynı zamanda musa’nın asası hükmündedir.

toplumsal bilince radikal dönüşümler yaşatacak yüksek hakikat ehli nadiren gelir. üç beş asırda bir tane çıkarsa ne âlâ…

isnetus 26.05.2022 09:35 ~ 10:37

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu