Toplumsal BilinçTarihin Diyalektiği

Türkiye’nin Düzelmeyeceği Gerçeği

Kendini fazla önemsiyorsun dostum!

sen kimsin!

gerçekte sen, tarihin seli önünde saman çöpünden öte bir şey değilsin.

her toplumun kendine özgü bir benliği ve o benliğe ait bir bilinci vardır. her toplumun zâhirde ortaya koyabildiği medeniyet ve kültür seviyesi, aslında direkt o bilincinin somutlaşması veya materyalize olmasından ibarettir.

toplumsal veya kolektif bilincin evrimi diyalektik yasalara tâbîdir ve belirli bir olgunluğa ulaşması yüzlerce hatta binlerce yıl sürer. yeryüzündeki toplumların her biri gerek bilinç gerekse olgunluk açısından değişik seviyelerdedir. bir toplumun bilinçteki derecesini, ortaya koyabildiği medeniyet ve kültür seviyesinden anlayabilirsiniz. bu nedenle ilkel bir kültür, düşük bir kolektif bilincin göstergesidir.

kolektif bilinç tarih içinde “tez-antitez-sentez” veya “ifrat-tefrit-itidal” şeklinde zikzaklar çizerek ilerler. mesela bizde ortaçağ taassubu, zaman içinde kendi antitezini üretmiş ve kemalizm doğmuştur. kemalizm dahi itidal noktasında olmadığı için yine kendi zıttını üretmiş ve akp muhafazakarlığı veya adına her ne derseniz o ortaya çıkmıştır. tüm bu akımların ortaya çıkması zorunludur ve diyalektik yasaların gereğidir. hiçbir şekilde bu yasalardan kaçış mümkün olmaz. kesinlikle hepsi yaşanması ve geçilmesi gereken süreçlerdir. kolektif bilinç itidal haddini yakalayana dek, zıt kutuplar arasında zikzaklar çizilmesi ve savrulmaların olması kaçınılmazdır.

kolektif bilincin ifrat ve tefrit savrulmalarından kurtulduğu ve itidal haddini yakaladığı demler, kolektif bilincin ulaştığı(mesela bizde kanuni devri veya pax romana) zirve noktadır. orada barış ve yüksek bir kültür ortaya çıkar. çatışmalar elimine edilir ve toplum durulur.

ancak zirveyi görmek aynı zamanda büyük bir çöküşün ve yıkılışın da habercisidir. zira artık ondan sonrası iniştir. dibi görmeden tekrar çıkış yaşanamaz. kolektif bilinç her zirveyi gördüğünde, bilinçte bambaşka bir mertebeye sıçramak için artık hazır hale gelmiş demektir. tıpkı bir arabanın motorunun yedi bin devre ulaştığında, artık bir üst vitese geçmenin gerekli olması gibi…

günlük siyasi tepişmelere takılıp kalanlar, tarihin elindeki piyonlardır. onlar kendilerini özgür zannederler ama aslında sadece gözden çıkarılabilir piyonlardır. saman çöpü kadar değerleri vardır onların tarihin indinde.

kolektif bilinç tarih içinde gayeler gayesine ulaşmak için yolculuğuna elbette devam edecektir. saman çöpleri de kendilerini bir şeyler yapıyor zannedip vızıldamayı sürdürecektir.

diğer yandan, kişisel bilincini toplumsal bilinçten soyutlayamayanlar(tasavvuftaki inziva hakikati) olgunlaşamazlar ve olayların üzerine çıkıp değerlendirme yapamazlar. toplumsal bilince entegre kişisel bilinçler, yüzyıllar içinde çok yavaş gelişen kolektif bilince tâbî kılmışlardır kendilerini. halbuki toplumsal bilinçten kendisini koparabilenler, kolektif bilincin yüzyıllar içinde elde ettiği gelişimi, kişisel bilinç olarak on yıllar içinde elde edebilirler. toplum çocuk kalmasına rağmen, o kişiler bilinç olarak yetişkinliğe adım atabilir. ancak unutmayalım! zirvelerde yapayalnız kalırsınız ve oralar soğuktur. ayrıca sürüden ayrılanı kurt da kapabilir.

neyse…siz akp-chp veya bilmem ne diye tepişmeye devam edebilirsiniz…

isnetus 27.06.2022 16:06

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu