
Osmanlı’nın Aydınlanamaması
Aklı ve kalbi bozuk olanların sebebini din diye gösterdiği olgu.
şimdi biraz geriye gidip meseleyi irdeleyelim, bakalım osmanlı’nın geri kalmasının sebebi din miymiş?
malum olduğu üzere antik yunan, medeniyetin beşiği idi. ancak antik yunanistan’da tek bir devlet bulunmuyordu. birbirinden bağımsız şehir devletleri halinde yönetiliyorlar ve sürekli birbirleri ile savaşıyorlardı.
atina, denizcilikte ilerledi ve akdenizde ticaret yaparak zenginleşti. sparta ise klasik bir tarım toplumu idi. sparta’da yönetici elit ve toprakları işleyen köle sınıfı vardı(helotlar).
antik yunan’da felsefeye, bilime, sanata, mimariye, edebiyata ve medeniyete dair ne varsa atina’da ortaya çıkmıştı. sparta’nın ise disiplinli bir ordusundan başka bir şeyi bulunmuyordu.
ikisi de yunan… ama biri medeniyetin beşiği, diğeri ise köleliğin ve zulmün…
aradaki fark, elbette akdeniz ticareti ve bunun sonucunda atina’da bir tür proto-burjuva sınıfının ortaya çıkmasından kaynaklanmakta idi. tarım toplumunun prangalarından kurtulmayı başaran ve burjuva sınıfını oluşturabilen toplumlar, hızla gelişmektedir. bu net bir gerçekliktir. hatta ortaçağda bile bunun örneği vardır. kıtanın geri kalanı zifiri karanlıkta iken, italyan kent devletlerinin(cenova, venedik, floransa) yıldız gibi parlamasının sebebi yine aynıdır. bu devletler ipek ve baharat yolunun avrupa ayağını oluşturuyorlardı. akdeniz ve karadeniz ticareti ile zengin olmuşlardı.
bu olgu 16. asırdan itibaren atlantik kıyılarında tekrarlandı. önce hollanda, sonra da ingiltere coğrafi keşiflerin kaymağını yiyen ülkeler oldular. ticaret ile elde ettikleri zenginlik büyük bir burjuva sınıfının ortaya çıkmasına sebebiyet verdi. işte ondan sonra sizin aydınlanma dediğiniz olaylar dizisi vuku buldu.
eğer aydınlanma bir meyve ise, onun ağacı da burjuvazidir, yani sanayi ve ticaret ile zenginleşmiş sınıftır.
ne yazık ki ülkemizde işin sırrı hiç anlaşılamamış ve ülkenin gelişimi ve kalkınması yüzeysel bir taklit ve tepeden inmecilikle halledilir sanılmıştır.
halbuki hızlı bir sanayileşme olmadan ve burjuva sınıfı ortaya çıkmadan yapılacak her kalkınma girişimi havanda su dövmekten ibarettir. bunun en hızlı yöntemini ise singapur’dan, güney kore’den, tayvan’dan, hatta en son singapur deneyimini kopyalayan çin’den öğrenebilirsiniz.
kısacası, tarım toplumu aşamasında bulunduğun müddetçe ilerleyemez ve kendi tarihi arka planına uygun bir ideolojinin taassubunda yaşamaya mecbur kalırsın. mesele dinde veya ideolojide değildir; senin tarım toplumu tarafından üretilmiş ilkel bilincindedir.



