TarihSiyaset

Atatürk’ün Ateist Olduğu Gerçeği

Türkiye’deki ve İslam dünyasındaki asıl mesele ateizm falan değildir.

peygamber döneminde canlı canlı bir yaşantı ortaya koyuluyor. gerçekten de arabistan’ın ilkel bedevilerine bir şeyler oluyor ve dünyanın fethine çıkıyorlar. kısa sürede de o zamanki süper devletleri dize getiriyorlar.

mesele bundan sonra başlıyor. o canlı canlı çok boyutlu yaşantının akılla tek kare, iki boyutlu fotoğrafı çekiliyor ve bir öğreti, bir doktrin inşa ediliyor. evet bu doktrinin her bir maddesi ayetlere hadislere dayanıyor. ancak burada bir türlü tespit edilemeyen incelik şu ki, o doktrin insan tarafından üretilmektedir. necip fazıl der ki, “bir anne kızını bile paylarken diyalektik sahibidir. kimi sözü öne alır, kimisini arkaya bırakır”. necip fazıl sözü edilen inceliği görenlerden idi.

tamamen aynı unsurları farklı düzenlerde bir araya getirerek çok farklı anlayışlar üretebilirsiniz. sadece bu da değil çünkü olayın bir de şuur seviyesi yönü var. yani sadece yatay değil dikey hareketlilik de söz konusu.

adamlar yalnızca bir doktrin üretmekle kalmıyorlar. bir de üstüne ona “mutlaklık” atfediyorlar. doktrinin unsurları ayetlerden, hadislerden oluşuyor ya…ona karşı çıkma imkanı bile bırakmıyorlar size. karşı çıkarsanız, Allah’a karşı çıkıyorsunuz ve ona göre muamele görüyorsunuz.(bu mutlaklık iddiasının tarım toplumu aşaması ile ilgisi vardır)

ancak tüm bunlara rağmen bir raddeye kadar tutunabiliyor mutlakçılar. yüzyıllar boyu iktidarını, “sen tanrıya mı karşı çıkıyorsun?” argümanı ile koruyanlar, en sonunda “evet, sana da tanrıya da karşı çıkıyorum” diye karşılık buluyorlar. (bu noktada bir başka inceliği de hatırlayalım. ehli beytin iktidar talebi işte tam bu nedenle kader tarafından uygun görülmemiş ve reddedilmiştir. zira ehlibeyt iktidarı uzun vadede “seni de, peygamberini de, dinini de reddediyorum” diyen muhalifler üretecek, peygamber soyu toptan imha edilecek ve onlarla beraber islam da yeryüzünden silinecektir)

aslında muhalefetin yapmak istediği, iktidarı ve onları kutsallık kisvesi ile koruyan din adamı sınıfının gücünü yok etmek. ifratı tefrit ile dengeliyorlar. gerçekte tanrıya karşı çıkmıyorlar ancak bunun pratik bir değeri olmadığı için dile getirilmiyor.

kemalistler de aynen böyleler. onların tek emin olduğu şey, eskilerin görüşü ile bu işin yürümediği. modern bir devlet ve toplum kurmak için batının dünya görüşünün benimsenmesinin şart olduğunu düşünüyorlar.

isnetus 03.02.2020 10:53 ~ 13:35

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu