Sanayileşme Süreci ve AltyapıAskerlikEkonomiSiyasetTarihToplumsal BilinçToplumsal Düzen

Askerden İt Gibi Korkulan Postal Sesli Yıllar

Sanayileşememiş, tarım toplumu aşamasında çakılı kalmış ülkelerin makus talihidir. bir tarım toplumunda kabaca iki sınıf teşekkül eder. geniş bir köylü kitlesi ve onların efendisi konumundaki seçkin azınlık.

bu seçkin azınlık hem siyasi, hem askeri, hem de iktisadi gücü kendinde toplar. ancak bu sınıfın askeri karakteri baskındır ve askerler yüksek bir itibara ve etkinliğe sahiptirler. bu seçkin sınıf bir refleks halinde değişime, gelişime ve sanayileşmeye karşı direnir. çünkü değişimin sonunda iktidarın kendi elinden kayacağını hisseder.

seçkinlerin gelişim adına sergilediği her tavır tamamen ideolojiktir ve netice itibariyle goygoyculuktan ibarettir. gelişmiş batı toplumlarından taklit yoluyla ithal edilen bütün kurumların, değerlerin altyapısal karşılığı olmadığı için eğreti dururlar ve göstermelik olmaktan öteye gidemezler. hasılı, ne kadar laf ebeliği yaparlarsa yapsınlar bir tarım toplumunda asla bilim, sanat vs. olmaz. her alanda bir sünepelik hakimdir.

seçkin sınıfın en meşhur gelişime direnme yöntemlerinden biri “solculuktur”. solculuk derken yanlış anlamamak gerek, bunların solculuğu da elbet çakmadır çünkü gerçek bir sol hareket ancak sanayi toplumlarında var olabilir. zaten “sol” işçilerin haklarını korumak maksadıyla vücut bulmamış mıdır? seçkinler solun “devletçilik” ilkesine vurgundurlar. sanayileşmeyi devlet eli ve mülkiyeti altında gerçekleştirmekle sermayeyi kendi tekelleri altında tutmak isterler. bu şekilde bağımsız ve güçlü bir sermaye sınıfının(burjuvazinin) oluşmasını engellerler.

ancak modern bir toplumun tüm değerleri, kurumları, kültürü, sanatı işte bu burjuvazinin ürünüdür ve onların hayat tarzından beslenirler. dolayısıyla tarım elitinin uydurduğu “çakma solculuk” dünyanın her tarafında başarısız olmuş ve kendi içinde çökmüştür.

dolayısıyla, gerçek bir endüstriyel kalkınma ve toplumsal dönüşüm ancak burjuvazi eliyle mümkün olabilmektedir. böyle bir dönüşüm sonrasında ise toplum karmaşıklaşmakta ve “güç” büyük ölçüde bilgi akışının temerküz ettiği yerde yani sivil iktidarda toplanmaktadır. bir kısım solcunun zannettiği gibi, iktidar sermaye sınıfının eline geçmez. çünkü burjuvazi yekpare bir sınıf olmayıp bir mozaik halinde birbiri ile çekişen, çatışan gruplardan oluşur. o çatışma sonucu güçleri nötrlenir hatta devlet bir hakem olarak bunlara müdahale edince gücünü katlamaya başlar.

isnetus 10.05.2014 18:06

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu