Meal okumak kur’an okumak sanılabiliyor. ne meal okumak, ne de tefsir okumak kur’an okumak değildir. kainat açılmış kevni(oluşsal) bir kur’an’dır. hatta insan dahi kainatın mikro ölçekte küçültülmüş bir versiyonudur; dolayısıyla o da kur’an’dır. o yüzden “kendini bilen, varlığı bilir; varlığı bilen rabbini bilir” denmiş.
kur’an’daki ilk söz olan ikra/oku emri, hep söylendiği üzere “aç kitabı oku” falan değildir. kendindeki ve kainattaki ilahi isimleri basiret nazarı ile gör demektir. peki görünce ne olacak? elbette eserden müessire intikal gerçekleşecektir; yani resimden ressamı tanımaya yol açılacaktır. zaten allah kainatı ve insanı bilinmek için yaratmıştır; bilinmeyi sevmiştir.
(bkz: kuran’daki islam/#67258773)



