Allah'ı Bilmek (Marifetullah)

Beş Duyu

• İnkarcılar Ahmed’i beşer olarak gördüler, çünkü onun bir işaretle ayı ikiye böldüğünü göremediler.

• ey hakk âşıkı! sen beş duyu gözüne toprak serp, beş duyu aklın da, dînin de düşmanıdır.

• allah beş duyu gözüne “kör” dedi, “puta tapan” dedi, “bizim zıttımızdır” dedi.

• çünkü o köpüğü gördü, denizi görmedi; içinde bulunduğu zamanı gördü de, yarını göremedi.

• içinde bulunduğu zamanın da, yarının da sahibi olan gözünün önünde durur da, o hazîneden ancak bir pul gördü.
(mesnevi’den)

beş duyu ve onlardan biri olan görme duyusu yalnızca suretleri algılar. manaları ise kalp gözü veya bugünkü insanın anlayacağı dille söylersek, bilinç gözü görür.

endüstriyel ölçekte mutfak gereçleri üreten bir tanıdığım vardı. şirketin tüm işlerini kardeşiyle beraber o çekip çeviriyordu. yaşlı bir babaları vardı. anlattığına göre bir müşteri geldiği zaman onu direkt babasıyla görüştürüyormuş. babası müşteri ile biraz sohbet ettikten sonra oğullarına bununla iş yapın veya yapmayın diyormuş. babalarının tüm yaptığı bu imiş. başka hiçbir işe karışmıyormuş.

takdir edersiniz ki, 50 yıl piyasalarda iş yapmış, nice şeyler görmüş geçirmiş bir insan için 5-10 dakika konuşma ile birinin ne idüğünü anlamak zor bir iş değildir.

peki bu adam gelen müşterinin notunu nasıl veriyordu? suretine yani dış görünüşüne bakarak mı? esasen bahsettiğimiz şeyin belli bir tarifi yoktur. adına basiret, feraset veya her ne dersek diyelim, yılların görmüşlüğü geçirmişliği onun içinde bir şeyler pişirmiş ve ona bu özelliği bahşetmiştir. artık baktığının hakikatini, özünü görür hale getirmiştir.

işte marifetullah yani allah’ı bilmek ve tanımak alanında da aynı olgu geçerlidir. beş duyu ile algılanabilecek bir şey yoktur o sahada. ancak marifet alanında yıllarını geçirmiş ve nice haller yaşamış, nice kayıtlardan kurtulmuş, tüm antitezleri aşmış olan kimse, elbette bir görüş elde eder ki, o gözle hakkı görür. niteliksiz, tanımsız, şekilsiz, hayalsiz bir görüştür bu. çok tecrübeli bir futbolcunun oyunun gidişatından golün gelişini görmesi gibi tarif edilebilir değildir.

bu bahsettiğim meseleyi klasik tasavvuf ehli pek anlamayabilir. zira onların kalp gözü dediği özellik, gözü açık rüya görmek kabilinden olan keşif veya durugörüdür. durugörü/keşif ile misali suretler görülür. mesela onların Allah’ı tüm evreni kuşatmış ve suretlerin içinde eridiği siyah bir nur denizi olarak görmeleri, aslında misali bir görüştür. böyle görmek caizdir; çünkü allah’ın misali vardır. ancak gerçekte sübhan olan allah bunların ötesindedir.

isnetus 12.01.2020 11:02 ~ 14:21

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu