
Suriyeli Sığınmacılara Harcanan Para Boşa Mı Gitti
Gerek bireylerin gerekse de birey hükmünde muamele gören tüzel kişilikler olan toplum ve toplulukların başına gelen bela ve musibetlerin birikmiş negatif karmaları sebebiyle olduğunu belirtmiştik.
peki biriken negatif karmayı nasıl temizleriz?
bunun üç yolu vardır:
1. namaz kılmak, kuran okumak, allah’ı çokça anmak ve diğer tüm ibadetler ile(ibadetin özü ve ruhu ise varlığından soyunmak ve kendisi de dahil mülkü(evreni) tamamen allah’a teslim etmektir. varlığından geçene tüm evren yardım eder. kurttan kuşa, galaksiden yıldızlara kadar her varlıktan dua ve destek alır. ona düşmanlık edene de, tüm evren düşman olur).
2. oruç tutmak: uzun süreli nafile oruç tutan kimselerin tüm negatif karması mahvolur. hepsi silinir gider. her ne kadar zor olsa da uzun süreli oruç tutan kişi, bu yolla maddi manevi tüm problemlerini çözebilir. neticede negatif karmasından kurtulan kişinin her işi yoluna girer. maddi manevi refaha kavuşur(bu maddeyi orucun hikmetini beyan etmek için yazdım. şahsen kendim nafile oruç işinde pek başarılı sayılmam. hep asgari had ile yani farz olan ramazan orucu ile yetindim ne yazık ki…)
3. zor durumdaki insanlara maddi manevi yardım etmek: zulme uğramışlara, garibanlara, zaruret içindekilere yardım edenlerin negatif karması(yardımı miktarınca) silinir.
tüm bunlardan anlaşılacağı üzere suriyeli sığınmacılar için harcanan paralar asla boşa gitmiş değildir. bu yardım türklerin kolektif bilincinde birikmiş olan negatif karmayı ya yok etmiş ya da azaltmıştır. belki de başımıza gelmesi mukadder pek çok belayı, afeti, yıkımı, savaş musibetini(en azından bir kısmını) bu yolla savuşturmuş oluyoruz. yani gerçekte gayet kârlı bir ticaret yapıyor ve harcadığımız meblağın kat kat ötesinde kazanımlar elde ediyoruz.
yoksa toplum bilincinde veya kolektif bilinçte birikmiş olan negatif karmanın mutlaka hesabı sorulur ve kaçışı yoktur. materyalist kafalar zanneder ki, dünya sahipsizdir ve güçlünün hüküm sürdüğü bir beldedir ve ne yaparsa yapsın yanına kâr kalır. durum hiç de öyle değildir. mesela japonlar ikinci dünya savaşında yaptıkları korkunç zulümlerin bedelini atom bombalarına hedef olarak ödemiştir. yine peygamber öldüren yahudilerin başına gelenler cümlenin malumudur.
türk milleti de sütten çıkmış ak kaşık değildir. şimdi buraya yazıp tartışmak çıkarmak istemediğim pek çok maddi manevi zulümlere bulaşmıştır. o yüzden acilen tüm insanlığa(afrika’dan asya’ya) elimizden geldiğince yardım etmeli, zor durumda olanların imdadına yetişmeli ve canımızı kurtarmaya bakmalıyız.



