Rüya:
dayımları ziyarete gidiyorum. evleri kraterimsi bir yerde. evin bahçesinin kenar yamacında dayım sandalye atıp oturmuş. burada oturmak özellikle gece güzel olsa gerek. yıldızlar bütün ihtişamıyla görünür.
dayı oğlu geliyor ona, şöyle güzel bir piknik yerine gidip çay keyfi yapmayı teklif ediyorum. o hemen demlikleri kapıyor ama başka bir iş için ayrılıyor. o gittikten sonra yara bere içinde kolu sarılı bir tip çıka geliyor. dayımlar sebebiyle başına gelmiş bunlar sanırım. intikam için gelmiş.
beni gözüne kestiriyor. gömleğini çıkarıyor. vücudunun bruce lee’den aşağı kalır yanı yok. iyi de ben bu adamla baş edecek ustalıkta değilim ki. müthiş çevik hareketlerle bana hamle yapıyor. ben bir kaç ayak hareketiyle karşılık veriyorum ama ellerimi kullanmaya cesaret edemiyorum çünkü o ellerini fazlasıyla iyi kullanıyor.
buna karşı nasıl direnebileceğimi kara kara düşünürken dayı oğlu çıkageliyor. daha ne olduğunu bile anlamadan tam kapı kenarında birden üstüne çöküyor ve onu derdest ediyor. o tipin boynundan iri kocaman taneli tesbih gibi dizili mavi şeffaf boncukları çıkartıyor ve birini dişiyle kopartıyor ve içindeki sıvıyı boşaltıyor. bu mahlukun hayat özü buradaymış. işte şimdi işi bitti. bir düşmanım daha imha oldu. meğerse güç yetirilemez bu düşmanımın karşısında çaresiz kaldığı silah, azıcık da olsa ihlas imiş. nereden mi anladım? çünkü dayımın oğlunun ismi hâlis.



