PeygamberlerCennet ve CehennemHakikatHatem'ül Enbiya (sav)Sahabe-i Kiram - 4 Halife - Ehl-i BeytToplumsal Bilinç

Gadir-i Hum 4

Pek çok kişinin haberi bile yoktur “gadir-i hum” denen olayın ne olduğundan.

kısaca şu: gadir-i hum denen bir mevkide peygamber efendimiz hz. ali’yi kendine halife olarak tayin etmiştir.

şia mezhebinde olanlar bu günü bayram ilan ederek demek isterler ki, hz. ali resmi ve meşru halifedir. bunu bizzat peygamber efendimiz ilan etmiştir. ancak sahabe bu kararı hiçe saymış, peygambere isyan etmiş ve hz. ali’nin halifeliğini gaspetmiştir.

peygamberin kararını, üstelik allah’tan emir yoluyla gelmiş olan kararını hiçe saymanın sonuçları nedir tahmin edersiniz. “hepsi dinden çıktılar, kâfir oldular” diyorlar işin özü. böylece şii radikalizmi ortaya çıkmaktadır. bu noktadan sonra işlerin nerelere kadar varabileceğini bu konulara vakıf olan kimseler çok iyi bilirler.

buna karşılık şia harici kesim, bu gadir-i hum olayını ya hepten inkar ederler ve böyle bir hadise hiç olmamıştır derler veya olayı hz. ali’nin halife tayin edilmesine değil de başka bir anlama yorarlar.

peki isnetus sen bu işin neresindesin diye soracak olursanız hemen söyleyeyim: kaynaklardan edindiğim izlenime göre, gadir-i hum denen mevkide gerçekten öyle bir hadise cereyan etmiştir. hz. ali’nin orada halife tayin edildiği iddiası ise şia uydurmasıdır. ancak ben işin orasında değilim tabii ki. dolayısıyla o tarihi vaka nedeniyle günümüzde düşülen halleri acı acı izleyenlerdenim.

niçin mi?

çünkü 1400 yıl öncesinin siyasi çekişmelerinin günümüz dünyasında hiçbir karşılığı ve realitesi yoktur. mesela rte’yi sevmenin de sövmenin de gayet somut bir gerçekliği vardır; ama hz. ali için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. dolayısıyla 1400 yıl öncesinin olaylarını öne sürerek sektler oluşturmak veya bu sektlere yine aynı düzlemde karşılık vermek, bana göre şizofrenik bir davranıştır.

islam dünyası hastadır. hem de oldukça ağır hastadır. bakın burada şii-sünni ayrımı falan güttüğümü sanmayın. islam dünyası topyekün hastadır. inanın bana, çevreden ve tüm olaylardan kendini soyutlayabilmiş rasyonel bir akıl müslümanların haline bakacak olsaydı, ağzından gayri ihtiyari dökülecek cümle şu olurdu: “bunlar kafayı yemiş. deli bunlar.”

tüm bu rezilliklerin sebebi de bellidir.

hakikat indiği döneme, kültüre ve sosyolojiye göre renk alır ve kisveye bürünür. hakikatin 1400 yıl önce büründüğü giysi ile şimdi bürüneceği giysi birbirinden tamamen farklıdır. dolayısıyla hakikate ulaşmak isteyen onu eskilerden veya eskilerin yazılı metinlerinden değil, ancak yaşayan yüksek hakikat ehlinin dizinin dibinden öğrenebilir.

ne yazık ki hakikati bize canlı kanlı sunabilecek ve talim edebilecek yüksek zatlar kolay kolay gelmemektedir. niye gelmiyor derseniz, o da toplumsal şuurun ilkellikte çakılı kalmasıyla alakalıdır. bantu kabilesinden bir napolyon çıkma ihtimali var mıdır?

batılıların sopasını yemeye devam…

müslümanlar sopa yiye yiye akıllanacaklar zaman içinde…sopa yiye yiye toplumsal şuur battığı çamurdan çıkacak.

bir de sorarsınız cehennem niye var diye. işte cehennem bunun için var. laftan sözden anlamayanı, cehennemden başkası yola getiremiyor çünkü.

isnetus 17.07.2022 09:36 ~ 13:00

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu