Her Şeyin En Kötü İhtimalini Düşünen İnsan
Her şeyin en kötü ihtimalini düşünmek takdir edilecek bir davranış değildir.
bilakis bu durum bilincimizin karanlık yönünün(nefs ve şeytanın) olaya müdahil olduğunun göstergesidir.
yapmamız geren ise allah hakkında hüsnüzan sahibi olmak ve bizlere daima en güzelini, en hayırlısını nasip edeceğini ummaktır. en hayırlısını en güzelini uman, güzelliklerle karşılaşır. zira niyet ve beklenti bir tür enerji yayını ve dua hükmündedir.
hep kötü ihtimalleri düşünen ve bekleyen, negatif enerji yayını yapmış olur. elbette o negatiflik öyle veya böyle onun karşısına çıkacaktır. üretilmiş enerji yok olmaz çünkü. Allah hakkında suizan etmenin bedelidir bu.
ancak bu noktada kişinin içi içini yerken, üstbeyniyle veya zihniyle yapmacık ve zoraki bir hüsnüzan tavrı takınması işe yaramaz. söz konusu hüsnüzan, altbeyin kaynaklı olmalıdır; çünkü çevreye yayın yapan odur. bir diğer tabirle kişinin altbeyni terbiye edilmiş olmalıdır ki, o kişi evhamlardan arınmış ve iç alemindeki karanlıklardan kurtulmuş olsun. böylece içindeki temizlik de dış plana yansısın.
unutmayalım, varoluş ucu bucağı olmayan bir okyanus veya olasılık bulutudur. bu bulutta tüm olumlu ve olumsuz manalar mevcuttur. onu çökerten, somut hale getiren veya dalga halinden parçacık formuna indirgeyen bizim niyetimiz ve bakışımızdır.
iç alemini temizlemiş, altbeynini pırıl pırıl yapmış, karanlık yönünden kurtulmuş veya minimize etmiş olan kişi, artık doğal bir şekilde hüsnüzan ile doludur. onda karanlık yönünden gelen evhamlar bitmiş veya çok azalmıştır. kendi güzel olduğu için, evrene de güzel bir niyet ve gözle bakar. evren de tam olarak onun niyetine göre somutlaşır.
peki böyle bir kimse, hiç olumsuzluklarla karşılaşmaz mı?
karşılaşır elbette. ancak onların hepsi sadece surette, görünürde olumsuz durumlardır. gerçekte o şahsı bir üst şuur mertebesine çıkarmak, ondaki eksikleri gidermek için gelmiştir hepsi. özünde asla olumsuzluk içermezler.
ancak o kimsenin iç alemi her durumda cennet bahçesi halini korur. ahirete intikalinden sonra ise o içindeki bahçe, onun dış alemi veya evreni olur; üstelik ebedi olarak.



