Kudüs İsrail’e Verilemez
Yunanlılar da benzer bir iddiada bulunabilir:
“istanbul türklere verilemez”
ama böyle bir görüşün kaç paralık değeri olur ki?
türkler anadolu’ya gelmiş. kılıçlarıyla hakimiyet kurmuş. halkını türkleştirmiş. son kalan rumlar da 1920’lerden itibaren gönderilmiş.
kısacası çok açıktır ki, keramet sözde değil kılıçtadır.
eğer sen şu yeryüzünde herhangi bir toprak parçasını güç kullanarak zaptedebiliyorsan ve bu durumu sürdürebiliyorsan o toprak senindir. isteyen istediği kadar lafazanlık yapsın.
israil, bileğinin hakkıyla o toprakları zaptetti ve koruyacak gücü de var. şu anda ortadoğu’da israil ordusu ile baş edebilecek başka bir silahlı güç bulunmuyor. tsk dahi israil’le aşık atabilecek güçte değil maalesef. bunu söylemek hoşuma gitmese de gerçekler böyle. yapacak bir şey yok.
o halde israil hakkında söylenebilecek her söz lafazanlıktan öteye gitmez. insanın sözüyle hali birbiri ile bağdaşmalıdır. sözün halini yansıtmıyorsa, bir süre sonra senin sözünü kimse kâle almamaya başlar. bir söz ediyorsan, o sözün arkasını güçle dolduracaksın.
israil ile baş etmek istiyorsan önce milli savunma sanayini kuracaksın. ondan bundan aldığın silah ile nizamı alem davası güdemezsin. yine ekonomin de ona göre olacak.
her şey yolunda giderse türkiye ancak 2050 yıllarında sözü edilen gelişmişlik seviyesine ulaşacak. ancak ondan sonra israil’e efelenmeye başlayabilir. o zamana kadar otur oturduğun yerde. işine bak.
ülkesini kalkındırma davası gütmek yerine kuru gürültü yapanların sonu hiç de iç açıcı olmuyor. bakınız kaddafi’ye…bakınız saddam hüseyin’e…sonları nasıl oldu?



