HakikatDiyalektikSistem Kurucusu

Kuran Müslümanlığı 3

Sığ zihinlerin kendi içindeki çelişkisi ve kısır döngüsüdür.

cüppeli’vari tipler ortaya çıkar ve hadisleri sistematikten yoksun bir şekilde ortalığa boca eder. bunun yol açtığı hayatla uyuşmazlık ve sayısız sorunu gören diğer sivri akıllılar ise çareyi hadisleri inkar etmekte bulurlar. bunlar “okullar olmasaydı eğitim bakanlığını ne güzel yönetirdim” diyen osmanlı nazırının kafasındadırlar. her iki yönelim de ifrat ve tefrit davranışlarıdır ve iki yol da istikametten*sapma ve uzaklıktır.

hadisleri inkar etmekle sorunu çözmüş olmazsınız; sadece halının altına süpürmüş olursunuz. o sorun çok daha vahim bir şekilde başka bir gün karşınıza tekrar çıkacaktır. zira hadisleri inkar ederken kurduğunuz mantık şişede durduğu gibi durmayacak ve işlemeye devam edecektir. sizden sonraki nesil bu sefer kuran’ı inkar etmeye başlayacaktır. evet sizi temin ederim ki bu aynen olacaktır.

bana “uydurulmuş din mümessili” yaftası yapıştıranlar bu meseleleri vakti zamanında düşünmediğimi ve belli bir sonuca ulaştırmadığımı mı sanıyorlar? evet bunların hepsini bir dönem düşündüm ve kendimce çözümlere ulaştım. 

zihin diyalektik olarak işler. sorunları çözüme kavuşturmak için ifrat ve tefrit kutuplarını birleştirmeniz ve zıtları aşmanız gerekir. bu süreci doğru işletirseniz sistematik ve iç tutarlılığı yüksek zihinsel bir modele ulaşırsınız. bu model tıpkı bir formül gibidir ve tüm olaylar karşısında size anında çözüm imkanı sunar. olayların gidişatını da daha en başından görürsünüz. insanlar öngörüleriniz karşısında şaşırabilirler.

bu model aynı zamanda sizin islam’dan nasibinizdir; çünkü ancak modelinizin kapsayıcılığı ve kuşatıcılığı ölçeğinde islamı yaşayabilirsiniz. ayetler ve hadisler de ancak modelinizin gelişkinliği ölçüsünde belirli bir bağlama oturur ve pratiğe aktarılabilir hale gelirler.

ancak son tahlilde tüm bu yapılan işler ancak “zan” kapsamına girer. insan “zan” mertebelerinde sonsuza kadar yükselebilir ama asla sonunu getiremez ve mutlak gerçeğe eremez. mutlak gerçek, hak Allah’ındır. 

kısacası benim ahmak kardeşim! ben uydurulmuş islamı, sen de gerçek islamı temsil etmiyorsun. bak ben karşına geçip çingene gibi tartışmıyor ve “asıl seninki uydurma islam, benimki ise gerçek islam” demiyorum. zira biliyorum ki, ikimiz de zandayız; ama dediğim gibi zannın da mertebeleri var. iki zan arasında yerle gök kadar gelişmişlik farkı olabilir. örnek: mutlak anlamda atomun hakikatini bilmiyoruz ama o hakikate modellerle yaklaşma şansına sahibiz. thomson atom modeli(üzümlü kek modeli) de modern atom modeli de konuya dair geliştirilmiş teorilerdir. ancak iki model arasında hakikate yakınlık ve gelişmişlik açısından çok fark vardır.

bu yazdıklarımı keşke anlayabilsen…

isnetus 23.09.2017 07:15 ~ 15:47

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu