PsikolojiAkıl- ÜstbeyinBilimBilimsel Pozitivist ParadigmaHakikatKuranPeygamberlerSanat

Evrim Teorisi 3

Arkadaşın biri mesaj atmış, diyor ki, “islama yüzde yüz karşıt olan evrim teorisine sizin de inandığınızdan şüpheleniyorum”.

bu sözü düzeltmeye neresinden başlasak ki?

bilim, parçalardan bütüne gider veya gitmeye çalışır. hakikate modellerle yaklaşır. atom hakkında serdedilen görüşleri düşünün. ilk görüş üzümlü kek modelidir. buna göre elektronlar üzüm gibi nötron ve proton kütlesinin içine dağılmıştır.

bu model pek çok noktada sıkıntı çıkardığı için, daha sonra bir üst modele geçme zorunluluğu doğmuş ve güneş sistemi modeli geliştirilmiştir. bu modele göre elektronlar, tıpkı gezegenlerin güneş etrafında dönmesi gibi, proton ve nötron çekirdek etrafında dönmekte ve atomun büyük kısmı boşluktan oluşmaktadır.

elbette güneş sistemi modeli öncekine göre oldukça gelişmiştir. ancak hâlâ pek çok noktada problem çıkarmaktadır. bu problemler de aşılınca modern atom teorisi ortaya çıkar. modern atom teorisinde elektronlar gezegenler gibi dönmek yerine yarı parçacık, yarı dalga formunda çekirdek etrafında bir tür bulut veya zar oluşturmaktadır.

peki bu model ulaşılan nihai nokta mıdır?

elbette bu söz konusu olamaz. kim bilir? belki ilerde tamamen başka bir paradigma çerçevesinde atoma bambaşka bir izah getirilecektir.

evrim teorisi de böyle bir şey…şu anda eldeki veriler bir araya getirilince karşımıza bu tablo çıkıyor. ileride yepyeni bulgular da değerlendirmeye alınınca ne çıkacak allah bilir.

sonuçta akıl kendi güzergahında yürümeye devam etmektedir. bunda bir beis yoktur. asıl sıkıntı, aklın ve onun bulgularının mutlaklaştırılıp, bir inanç haline getirilmesidir. bilimperestler bunu yapmakta ve bâtıl itikatları ile inananlara saldırmaktadır.

ne yazık ki, akıldan azade inanç ehli de yaptıkları sayısız yanlış ile onlara çanak tutmaktadırlar. kaş yapayım derken göz çıkarmaktadırlar.

adamların eldeki verilerle kurguladıkları bir modelin islama ters olduğunu da nereden çıkarıyorsunuz ki? bu adamlar daha çeyrek asır evvel, “en sağlıklı yağ margarindir, yumurta yemeyin” falan demiyorlar mıydı? hakikate kısmi yaklaşımların, külli(tümel) hakikat karşısına çıkması nasıl mümkün olabilir ki?

peygamberler bilim adamları gibi parçadan bütüne gitmezler. onlar tek anda hakikati kavrarlar ve sonra onu parça parça yeryüzüne indirirler(kuran’ın 23 senede inmesi). zaten hakikat parçalanabilir bir şey değildir ve peygamberler insanlara hakikati bir bütün olarak idrak etmenin yolunu gösterirler.

bu çok basit gerçeği kendi ölçeğinde freud bile kavramıştı. freud psikanaliz yöntemini geliştirmeye çabalarken, ondan çok daha önce wilhelm jensen’in bu yöntemi kusursuz bir şekilde romanında(gradiva) işlemesi, ona şu sözleri söyletmişti:

“görüldüğü üzere sanatçı her zaman bilim adamından önde gider. yeryüzü ve gökyüzü arasında olup biteni sanatçı her zaman bilim adamından önce görür, bilir ve bunları bize anlatır. ondan sonradır ki, bilim sanatçının anlattıklarını bazı yasalarla bilimsel olarak formüle etmeye çalışır”.

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu